Puan vermedi·488 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Eylül 2025 16:28 1923 yılının sonbaharında Rusya'nın Tataristan bölgesindeyiz. Ekim Devrimi ve arkasından gelen iç savaş bölgede taş taş üstünde bırakmamış. Bunu bir de korkunç bir açlık dalgası takip etmiştir. Kırsal kesimler tamamen boşalmış, insanlar yiyecek bulma umuduyla başkent Kazan'a akın etmişlerdir. Maalesef ki yeni kurulan Sovyet hükümet bu açlıkla mücadelede bir ilerleme kaydedememiş, sonuçta toplu ölümler ve katliamlar baş göstermiştir. Anne-babaları ölen ve sokaklarda kalan 150 bin civarındaki kimsesiz çocuğu ise farklı bir son beklememektedir. Hükümet son çare olarak bu çocukları katarlarla açlığın olmadığı diğer bölgelere nakletme kararı alıp uygulamaya koyar. İşte bu kitapta bu katarlardan biri anlatılmaktadır.
Çağdaş Rus Edebiyatının önemli yazarlarından bir olan Tatar asıllı yazar ve senarist Guzel Yahina bu kitabında bizi kendi doğup büyüdüğü Kazan şehrine götürüyor ve 1923 yılı sonbaharında, kimsesiz 500 çocuğun bir katarla açlığın hüküm sürmediği Türkistan bölgesine götürülüş hikayesini kurgulayarak bize anlatıyor. Üzerinde doğru düzgün giyeceği olmayan, yalın ayak, aç ve kimsesiz 500 çocuk. Yol uzundur. Haftalar süren bu yolculukta mücadele edilecek o kadar çok şey vardır ki Semerkand'a sağ salim varılabilmesi bir mucize olarak kabul edilmektedir. Açlık, giyinme, bulaşıcı hastalıklar, ısınma, katarın yakıtı, su ve hijyen, geçilecek bölgelerde yer yer devam eden iç savaş başlıca sorunlardır
Yazar kitapta sadece bir yol hikayesi anlatmamaktadır. Olayın karakterlerinin hem önceki yaşadıklarını anlatmakta hem de iç dünyalarını bize yansıtarak geniş tahliller de yapmaktadır. Ayrıca bölgede yaşanan kaos ve boyutları hakkında da çok dramatik bilgiler vermektedir.
Ben beğenerek okudum. Bu tür dönem romanları sevenlerin de okumasını tavsiye ederim.