Gönderi

Fıkıh > Hukuk
Puan vermedi·255 syf.··
2025 122. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 15:42
Fıkıh, hukukçuların hukukudur. Bu cümle kadar açık bir mesele de; fıkıh>hukuk. Lisedeyken hep Hukuk Fakültesi kazanmak onu okumak istedim. Kimse desteklemedi desem yalan söylemiş olmam. Kimya öğretmenim sen de eşit ağırlığa geçersen sayısalı kapatalım demişti, babam Tıp okumak istemediğim için ömrümde ilk ve son defa beni psikologa götürmüştü. Sonuçlar açıklanınca yine destek bulamadım. Ben de onların istediği bölümleri yazmadım ödeştik. Kendimi diş hekimliğinden son saniye kurtardım. Pişman değilim. Uzun bir hikayenin sonunda aklıma hayalime gelmeyecek bir fakülteden mezun oldum. Mühendislik fakültesi. Ama hukuku hep bir yanımda taşıyordum. Gidip açıktan adalet okudum. O arada belki benim dünyam, belki globalde değişti, bir şeyler değişti. Ve Hukuk okumak ruhu bende söndürüldü. Mühendisliğin aurası var. Bir şekilde aitlik hissettiriyor . İlahiyat Fakültesi beni tetiklemeye başladı tekrar, bitince tekrar düşüneceğim bu meseleyi. Hukuk okumak demek ille de gidip meslek edinmek demek değil sonuçta. Ben Fıkıh > Hukuk derken laf olsun diye demedim, inanarak söyledim. Bunu bu kitap ya da herhangi bir ders kitabına dayanarak söylemek çok cılız olur zaten. Bu kitap bu sene derste okuyacağım kitap, önceden alıp okumak istedim, fikrim olsun istedim. Bir ders kitabının içeriğini de incelemek bana çok mantıklı gelmiyor, yine de fena değildi. Çok fazla ek okuma yapmam gerekti aralarda. Fıkıh > Hukuk üstünlüğünü şimdi söyleme sebebim, özellikle mevzu kamu hukuku olduğunda olay çok daha net anlaşılıyor. Diğer mevzu hukuklarda direkt kıyas yapılamıyor çünkü. Dünyada neredeyse her millet kendi hukuksuzluğuyla mücadele ediyor. Zaman değişiyor asır başkalaşıyor ve herkes bir gerçeğe ayıyor artık: Allah'ın kanunları galip gelecek. Çünkü fıtrat bunu iktiza ediyor. Pozitif hukuk benim hakkımı korumuyor senin hakkını korumuyor. Devletler hukuku denen şey işlemiyor. İnsan hakları diye bir şey yok. Peki ne var? Ne kaldı? Sumud filosuna baksak ama elimiz vicdanımızda bir şekilde bu olayı da çözeceğiz. Dünyanın ne kadar ömrü kaldı bilmiyorum, bildiğim kesinlikle hakkın batıla galip gelmesine az kaldı. Çünkü berbat durumdayız, ve artık bu kadar kararmanın sonunda ben göremesem de biz göremesek de bir ışık olacak biliyorum. Ben artık umut denen şeyi seren için taşımıyorum, gözümün önünde bütün değerler eridi gitti, sadece sonu gelsin diye bekliyorum, bu dünya gerçek olamayacak kadar haksız acımasız kötü, bunun sonunu bekliyorum. Gerçek olana kavuşmak için gün sayıyorum. Gerçekten çok istiyorum, her şey bittiği zaman işte ben dünyada bu yüzden hiç tat almıyordum demek istiyorum. Şimdi hakkımı kendim bile çiğniyorum, herkes çiğniyor itiraz edemiyorum. Ama ben çoktan beridir iknayım. Allah bana hakkımı, hukukumu, hududumu belirtmiş. Bunun dışına çıktığım için azap çektim. Çekmeye devam ediyorum. Bu şartlar altında böyle devam edecek. Anlamsızca devam edecek. Bu kitap özelinde söylemiyorum çünkü çok kısıtlıydı, her şey yüzeysel anlatılıyor bana göre burada, ama ben ne zaman böyle bir şeyler okusam diyorum ki, müslümanlar bir oyun oynuyor hem de çok güzel oynuyorlar. Üstelik inanarak oynuyorlar. İşe geldiği gibi bir islamiyet benimsenmiş resmen. Olacak iş değilmiş ama oldurulmuş. Uzaktan sirk gibi görünüyor. Bir an önce herkesin kime inandığına karar vermesi lazım. Yoksa durum çok tehlikeli. Düşünsene X yerden sana mahkeme celbi geliyor. Diyor ki orası senin mülkün değil, sen yanlış yapmışsın, devlete cezanı öde ve çık oradan. Çünkü sen kamu hakkını çiğnemişsin. Haliyle islam hukuku penceresinden bu aslında Allah hakkı demek. Bir tek kişi değil mesele. Söz gelimi devletin ormanı. Normalde Allah katında orada hiçbir hakkın yok biliyorsun adın gibi. Ama sen bunu hiç önemsemeden hak diyorsun. Korkunç yemin ederim. Bir müslümanım geçeceği yoldaki taşı düşünmen lazım senin. Sürekli toprağına toprak katmak değil. Allahın sana vermediğini benim diye iddia ediyorsun, velev ki mahkemeyi ikna ettin. Neden? Ne için? İçinde kaç günlük keyfedersin? YARIN ayağın taşa takılacak ve son nefesini vereceksin belki orada. Çünkü insanlardan basit bir insansın. Hiçbir hükmün yok. Sonra büyük mahkemede ne diyeceksin? Allahım herkes yapıyordu ben de yaptım mı diyeceksin? Keşke gücüm olsa en azından sevdiklerime bu dünyada Allah hakkına dikkat ettirebilsem. Çok tehlikeli ama herkes doğru yaptığına inanıyor. Pozitif hukukun verdiği hakkı gerçekten hak sanıyor herkes. Ben kendimi berbat bir müslüman olarak hissediyorum her zaman ve bundan dolayı çok da utanıyorum. Fakat güvendiğim bir şey var. Allah'tan korkuyorum, Allahtan utanıyorum. Rüyalarımda dahi insanlar ne der diye düşünmüyorum ve kimsenin ayak izlerini takip etmiyorum. Ben bugün ölsem geride kalan hiçbir şeye üzülmem. Gideceğim yer için tabii ki endişeleniyorum. Ama i̇nşallah hz. Allah bana sen şu adam ne düşünür diye korktun ama benden çekinmedin demez. İşte benim gördüğüm bu. Allah bir şeyleri belirtmiş açık açık. Ona uysan ne hak yiyeceksin ne hakkını yedireceksin ne oturduğun yerden günahkar olacaksın ne de .... Dolu. Rabbim her şeyin en iyisini yazmış. Uymamak fıtratı perişan etmiş. Dünyalar kadar yazılmıştır bu konuda bana kalmamış. Ama ben kendim ikna oldum ya herkesin inancı kendine. Ben Allahın kurallarına bakarım, ona uymayan istediği kadar hukuka uyabilir, beni ilgilendirmez. Kendisinin iyi olduğuna inanan insanlar cennete gitsin. Ben etrafımda dini imanı gerçekten Allah olmayan hiç kimseyi istemiyorum. Fıkıh derslerinde en sevdiğim şey pozitif hukukun acizliğini görmekti. Öyle çünkü. Bakalım Kamu Hukuku nasıl geçecek. Normalde sadece vize konularını okuyup bırakacaktım ama bırakamadım. Hayırlısı. Konuyu Resulullah'ın (s.a.) şu mübarek sözüyle noktalayalım: "İşin başı İslam, direği namaz, doruğu da cihaddır".
Din
İslam Kamu HukukuAhmet Yaman · BİLAY · 202116 okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.