Gönderi

bu kitap yazılmadı, ben de bu kitabı okumadım
2/10
·230 syf.··
2025 48. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 23:43
bu kitapla ilgili yazmak istediğim hem çok fazla şey var hem de bir yandan, hiçbirini kaleme dökmek istemiyorum. kitaba büyük umutlarla başlamadığımı baştan itiraf edeyim. bence ilk kitap olan adınla çağır beni, harika bir sonla bitmişti. açık kapılar kapanmış, iplerin uçları birbirine bağlanmıştı. bazı şeylerin tadında bırakılması, zorlanmamadı gerekiyor. tahminlerim eserin popülerliğinin kullanılmak istendiği yönünde. kitap, üç BUÇUK hikayeden oluşuyor. isimleri değiştirerek hepsini ayrı bir kitap olarak anlatsa, yazarı okumayı yine çok isterdim. ancak burada, ilk kitapta olmayan bir "yaş farkı güzellemesi" mevcut ve bunu hiçbir şekilde inkar edemeyiz. özellikle elio'nun kısımlarında. önce ilk hikayeyle başlayacağım. kitabın başlangıcından ne bekliyordum bilmiyorum ama kesinlikle bunu beklemiyordum. hikaye bütünüyle mantık hatalarıyla doluydu, lolita havası çok inceden hissediliyordu. yine de de uzun tren sahnesini göz önünde bulundurup karakterlerin karakterlerin bir anda kendilerini kaybettikleri noktaya kadar keyifle ilerlediğini söylemek zorundayım. kitabın temelindeki ana problem bu hikayede kabak gibi ortada: hikayeler sonradan, ilk kitap bittikten de sonra kurgulanmış ve kurguya yedirilmeye çalışılırken ilk kitapla alakası olmayan portreler kullanılmış. keşke miranda gibi bir karakteri böylece harcama hatasına düşmeseydi ve ilk kitaptaki samuel'in en azından esintilerini burada görme şansımız olsaydı. elio ve michel kısmı ise tahmin ettiğimden kat kat daha büyük bir fiyaskoydu. aralarındaki ilişki o kadar yavan, o kadar basitti ki bunu okumak bile bana kötü hissettirdi ve kitabı bırakmak istedim. michel'in bu yaşına gelip hala hayatta babasının gölgesinden çıkamamış biri oluşu, aralarındaki yaşa sürekli değinilmesi ve romantize edilmesi... berbat bir hikaye. keşke hikayenin icinde işlenen ve bence kitabın en kaliteli detayı olan leon & adrian çifti yazılsaydı, hatta keşke onlara bambaşka bir kitap bırakılsaydı. zaten kitabın geri kalanında adeta yazılmak için yazılmış bir oliver vardı ki ben de oraları bitsin diye okudum. parti sahnesi berbat yazılmış bir durum hikayesiydi ve devamında elio ile yeniden bir araya gelmeleri ilk kitaba yapılmış çok büyük bir saygısızlıktı. miranda ve samuel'in de çocuklarının adını "oliver" koyması kadar aptalca bir durum olamaz. yazar umarım kendine gelmiştir. içindeki rahatsız edici unsurlardan ziyade beni gerçekten iten temel şey, kitabın gerçek anlamda "bu tuttu, şunu da yazalım." gibi bir havasının olmasıydı. ilk hikayedeki OLMAYAN boşluklar doldurulmaya çalışılıyor, bu da berbat bir atmosfer yaratıyordu. ayrıca çevirmeni değiştirmek de yayınevinin aldığı kötü kararlardan. ilk kitaptaki kalıplar, isimler dahi degiştirilip çevrilerek kullanılmış ki bu da iki kitabın bütünlüğünü inanılmaz zedelemiş. bu kitap hiç yazılmamış, hiç çevrilmemiş gibi davranacağım.
İnceleme
Bul BeniAndré Aciman · Sel Yayıncılık · 20221,037 okunma
·
651 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
ben bu kitabın muzikle ilgili kısımlarını cok seviyorum ama gercekten cocugun adını oliver koymaları, oliver’ın karısına karsı tutumu, yas farkı guzellemesi, elio’nun babasının iliskisi falan gercekten fiyasko seylerdi. gercek hayatta sonunda yazlık eve donup sonsuza kadar mutlu olmuyor kimse, oliver asla elio’ya geri donmezdi gercekte. cok gercekdısı, mutlu son olsun diye yazılmıs😔
kikapú
Gönderi Sahibi
july yazar oldukça popüler gördüğüm kadarıyla. Tutmuş ve aslında tamamen bitmiş bir kitabın üstüne bunu çıkarması o kadar büyük bir acemilik ki...
kikapú
Gönderi Sahibi
geceyi boş gecmemek için inceleme yazdım, yazara olan sinirim nasıl tazelenmiş var ya...