·280 syf.····Okunma: 24 Mart 2018 10:03 "Ya hep beraber ya hiçbirimiz!" yazarak imzalıyor Herlanda'yı İrfan Değirmenci. Ne düşünceler barındırıyor içinde bu güzel cümle. Tüm duygularımı, hissettiğim her şeyi bir cümlede birleştirip imzaladığını görünce bir kez daha sevdim onun mücadelesini ben...
Hiç uzatmadan konudan bahsedelim;
Herlanda... MS. 2104 yılında kurulmuş, 20 Milyon 432 Bin nüfuslu, Heriye başkentli, para birimi Herliş, "Hiç"lerin "Her Şey"e boyun eğmediği bir ülke Herlanda.
* "Her Şey" adlı 185 yaşında bir diktatör tarafından yönetiliyor Herlanda. Her Şey ölüme çare olarak her gün onlarca ilaç içiyor, tek derdi uzun yaşamak ve Herlerini başsız bırakmamak (!)
* Ülkede tüm halkın isimleri "Her" sözcüğü ile başlıyor ve birer kelime ile anılıyorlar. (Her Ceket, Her Makas, Her Tarak...)
* "Hiç"ler ise bu isimleri 37 yıldır kabul etmiyor ve kendilerini numaralandırıyorlar. (9 Milyon 1019 Hiç, 6 Milyon 101 Hiç...)
* Ülkede 1 gün 4 saat, 1 ay 45 gün ve 1 yıl ise 8 ay sürüyor çünkü Her Şeyimiz Efendimiz böyle buyurmuşlar!
* Kayıp bir ülke Herlanda. Hiçbir devletle iletişimi yok, ülkenin etrafında duvarlar örülü. En büyük geçim kaynağı yasa dışı organ ticareti Herlanda'nın. Her Şeyimiz Efendimiz (!), organ ticareti yapıp Herlerini genetiğiyle oynanmış su ve bir çeşit tavukla besliyor. Peki organlar kimin dersiniz!
* Telefonlar, televizyonlar, iletişim araçları toplatılmış. Kitaplar desen zaten yakılmış. Halk ayrışmış, tecavüz cezasız. Hatta tecavüze uğrayanlar öldürülmüş...
* Yemek için, otobüse binmek ve giyinmek için, okula gitmek için Her Şey duasını okumak mecburi kılınmış. Bakın duaya "Bizden alsın O'na versin, dünya durdukça dursun, her sözü doğru, her hareketi örnek, her hali şahane Efendimiz Her Şey'imiz varol, varol, varol!"
* Erkekler 15 yıl eğitim görüyor, okullar ise paralı. Parası olmayan günde üç değil altı kez okuyor Her Şey duasını. Kızlar ise 12 yıl eğitim alıyor. Eğitim dediysem unutun fizik kimyayı. Herliğin Kuralları ve Evliliğe Hazırlık öğretiliyor onlara.
*Her Şey'e bağlı olanların itaat puanları yüksek, Hiçler ise zaten görüldükleri yerde öldürülüyor.
Hiçlerin tek bir isteği var. Yaşamak... İnsanca, özgürce yaşamak. Kimsenin dışlanmadığı, dayatmaların olmadığı, hakların savunulduğu bir hayat istiyor Hiçler. Ve bir gün... Bir gün tüm bu zulüm tersine dönsün diye birlik oluyorlar. Hem de ne birlik... Her Şey'e boyun eğmeyip direniyor ve örgütleniyorlar. Evleri yakılıp yıkılsa da yılmıyorlar. Öyle karakterler var ki kitapta, ben onları okuyunca gerçekten yaşasınlar istedim. Çitlembik gibi cesur bir kızım olsun, Cadı gibi kadın sözcüler bulunsun ülkemde istedim...
Kitapta dikkatimi çekenlerden biri de yine şarkılar. Değirmenci'nin İlk kitabında da şarkılar önemli yer tutuyordu. Yine çok güzeldi sözler. Tek fark bu kez sözler kendisine aitti. En sevdiğim şarkıdan sözleri yazmak istiyorum sizlere;
"Kar beyaz örtüyü gördün de gelin mi sandın?
Adam öldürmekle başta durun mu sandın?
Utanmaz, sıkılmaz be hey arlanmaz,
100 yıl daha yaşasan ölmen mi sandın?"
Bir distopik roman Herlanda. Ama okuduklarım beni çok etkiledi. Bir başkaldırı, direniş, Hiçlerin haklı mücadelesini okumak beni çok mutlu etti. "Herkesin Her Şeye boyun eğdiği yerde, bir Hiç olup yaşamaktı direnmek" yazdı Değirmenci ve severek okudum ben de... Kesinlikle tavsiyemdir kesinlikle...
Son bir cümleyle, Usta'nın cümlesiyle bitiriyorum ben de bu harika romana yaptığım incelemeyi;
"Özgürlüğün geldiği gün
O gün ölmek yasak!"