·264 syf.····Okunma: 12 Eylül 2025 23:28 Okurken yine baygınlıklar geçirdiğim Han Kang kitabı. Vejetaryen'den sonra ön yargılı olmayayım diye şansımı yazarın başka bir kitabında deneyeyim dedim ama sonuç aynı, hatta Vejetaryen'den de kötü benim için. 300 sayfa bile olmayan kitapta betimlemelerin arasında olay okuyoruz, karakter analizi yapabileceğimiz bir iki detay kovalıyoruz ama nafile. Kış mevsimi aşığı beni kıştan soğuttu bu kitap. Karakterin elini nereden alıp nereye koyduğunu, evin her karışını mütemadiyen tek tek tasvir etmeye harcadığı eforu biraz olsun karakterlerle ilgili incelikli detaylar vermeye harcasaydı yazar keşke ve en önemlisi kitabın ana konusunu gıdım gıdım random şekilde vermek yerine daha derinlere inmeye. Kore edebiyatını severim ama Han Kang okurken başlangıçta güzel gibi gelse de sonlara doğru 'bitse de kurtulsam' hissi beni rahatsız ediyor. Yazarı okurken yoruluyorum, kitap okuma zevkinden ziyade külfet hissediyorum resmen. Olsa kalın bir kitap, betimlemeler başımızın tacı ama kitabın içinde ne derece gerekli olduğu tartışılır, kendini tekrarlayıp duran tasvirlerde boğulmaktan, bu hacimde bir kitapta zaten bağlamdan kopuyoruz.
Kitapla ilgili aklımda en çok kalan detaylar betimlemeler üzerine. Evin detaylı krokisini, İnson'un ellerini nereye ne şekilde koyduğunu, 850 kez anlattığı gölgeleri çizecek hale geldim.
Elimde bir Han Kang kitabı daha var ama ya uzun süre okumam ya elden çıkarırım gibi görünüyor.
Kitabın konusu olan insanlığın yüz karası suçlar iğrenç, utanç verici. Lakin kitap kendi konusunu benim nezdimde yersiz detaylara boğularak gölgede bıraktığı için başka da bir yorum yapmak içimden gelmiyor zaten. Konuya dair araştırma yapıp çevrilmişi mevcutsa verimli bir başka kitap okumak isterim hakkında.
Vejetaryen'de olduğu gibi bu kitapta da ödül nasıl alınmış anlamadım ama artık sorgulamıyorum. Bazı ödülleri çok fazla sorgulamamıza gerek yok sanırım, malum bazen direkt konudan veriliyor.
Han Kang'ın bu kitaptaki formülü lirik anlatım + bolca betimleme. Böyle bir konuyu işlerken gerek var mıydı buncasına cidden... İllallah ettik.
Birinci çoğul kullandığıma bakmayın, hepsi şahsımın öznel kapsamdaki fikirleri elbette. Okunmasa bir şey kaybedilmezdi listeme girdi.