Yıllardır kitaplığımda duran ama bir türlü okumadığım bu kitaba bir arkadaşımın önerisiyle bu sabah başladım ve başlamamla bitirmem bir oldu.
Daha önce şiirsel anlatımı bu kadar güçlü bırakın distopya kitabını çok az kitap okudum. Kitap boyunca devam eden ve insanın ruhuna işleyen çarpıcı betimlemeler ve okuyucunun hayata bakış açısını etkileyen güçlü diyaloglar kitap boyunca şiirsel havayı koruyor.
Kitap sizi tek bir maceranın içinde birçok içsel yolculuğa çıkarıyor. 1950lilerin distopik bir versiyonunda bir bilimkurgu macerası yaşarken aynı zamanda kitap sizi yer yer insanlığın geleceğini sorguladığınız felsefi bir tartışmanın içine yer yer içinizi bir karamsarlık bir umutla dolduran varoluşsal bir hayatta kalma mücadelesinin içine sokuyor.
Çok fazla karakter olmamasına rağmen bu kadar kısa bir kitabın içinde bütün karakterlerin karakter gelişimi yaşaması beni şaşırttı ve etkiledi. Âdeta yazarın kendi ruhunu üflediği karakterler sizi birbirinden karmaşık duygu durumları içine sokuyorlar ve yeni bakış açıları kazanmanız sağlıyorlar.
Kitabın tek kötü yanı 2.000 sayfa olmak yerine 200 sayfa olması. Ama tabii bu kitabın 2.000 sayfalık bir versiyonu olsaydı size verebileceği her şeyi vermediğini göstermiyor aksine belki daha da fazlasını veriyor.