“Evrimsel tarihimizin büyük bölümünde küçük gruplar halinde yaşadık, potansiyel partner havuzu oldukça sınırlıydı ve gece kulüpleri ya da internet buluşma siteleri kesinlikle yoktu. Böyle bir dünyada seçilim, en azından daha uygun başka seçenekler ortaya çıkana kadar, eşlere ve potansiyel eşlere mengene gibi yapışma eğilimini desteklemiş olabilir. Duygularımız, şu anda yaşadığımız dünyaya değil, bu eski kayıp dünyaya göre ayarlanmıştır. Başka bir deyişle, aşkın aşırı azmi evrimsel uyumsuzluğun [evolutionary mismatch] bir sonucu olabilir.”