Gönderi

Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
BOŞ SANDALYE İlk satırlardan itibaren insanın ruhuna dokunan bir kitap. Yirmi beş farklı öyküden oluşuyor ama hepsinin ortak paydasında hayatın eksiklikleri, kırılganlıkları ve bir o kadar da umudu var. Yazar, gündelik yaşamda gözümüzün önünden akıp giden sıradan ayrıntıları alıp güçlü hikâyelere dönüştürmüş. Dili yalın; fakat bu sadelik öykülerin gücünü azaltmıyor, aksine daha samimi kılıyor. Yapmacıklıktan uzak, doğrudan kalbe dokunan bir üslup… Öykülerde işlenen konular oldukça çeşitli: aile ilişkileri, ekonomik sıkıntılar, akran zorbalığı, hastalıklar, yalnızlık, unutulmuş hatıralar… Her birinde insan kendinden mutlaka bir parça bulabiliyor. Mesela Suskun Balıkçı oğluna olan tavrıyla öyle değerli dersler veriyor ki okurken hayran kaldım. Efe Can’da ise şiddetle baş etmeyi öğreten Elif ve öğretmenini kucaklamak istedim. Ve elbette kitabın merkezinde duran Boş Sandalye… Metaforun ardına gizlenmiş eksiklikleri okurken, aslında hepimizin hayatında böyle boş sandalyeler olduğunu fark ettim: kimi kayıplar, kimi pişmanlıklar, kimi de hiç gerçekleşmeyen hayaller. Ama tüm bu kırılganlıkların ardından her öykünün bana bıraktığı tek şey umut oldu. Acının, kaybın, yalnızlığın ortasında bile bir çıkış yolu var. Yazar, satır aralarında hep bu duyguyu hissettiriyor: İnsan ne zaman ölür bilir misiniz? diye sordu .Soruyu soran o değilmiş gibi hemen cevabını yapıştırdı."İnsan sevdiklerini kaybedince ölür "
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.