Boş Sandalye

Erhan Demirkoparan
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
2025
Yayınevi:
Düş Kurguları Yayınları
ISBN:
9786256178403
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
... ..."" Nerede yanlış yaptım acaba ?"" diye mırıldanarak devam etti. Çok sevdigi çocuklarının sevgisini mi hissettirememişti? Belki de sevmek yeterli değildi, hissettirmek de gerekiyordu. Ama şunu da gayet iyi biliyordu ki onlara bir kez bile "sizi seviyorum" dememişti. #sessizçığlık ERHAN DEMİRKOPARAN BOŞ SANDALYE __ Değerli yazarım @erhandemirkoparan ın kaleminden yirmi beş öyküden oluşan kitap, bir solukta okuyup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Her öykü bin hayat, her hayat bin öykü düşüncesiyle kaleme aldım diyor Erhan Bey #arkakapak ta Benim de İlk ismi dikkatimi çekmişti, sandalye somut bir nesne, ama okurun zihninin derinliklerinde bu metafor bir yankı oluşturuyor. Sandalye metaforu üzerinden ilerleyen öyküleriyle bireysel yalnızlık, hayal kırıklıkları, kayıplar, pişmanlıklar, kayboluşlar gibi insani duygularla yüzleştiriyor bizi __ Deneme, gözlem ve felsefi sorgulamalarıyla başarılı bir çalışma biz okura ulaştı, her bir öykü bizi kendi yalnızlığımızla da yüzleştirirken çevremizi de gözlemleyerek bir empati geliştirmemize kapı aralıyor. Çatısı boşluk ve anlam arayışı üzerine kurulmuş şiirsel anlatımıyla, da bizi düşünceye sevkeden öyküleri okumanızı tavsiye ederim. Kaleminizin mürekkebi kurumasın; Erhan Demirkoparan ..."" Yaşamın koşulları insanları ne kadar yorarsa yorsun bir yerlerden, halâ anlaşıldığını hissettiren bir bakış, bir gülüş, bir ses, bir varlık karşısına çıkabiliyordu."" #boşsandalye Her öykü bittiğinde senin boşluğun ne sorusunun cevabını biz okur olarak verebilecek miyiz?
İnsana ve Hayata Dair
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi
Herkese selam… Bugün öykü okumayı sevenlerin ilgisini çekecek bir kitaptan söz etmek istiyorum. Erhan Demirkoparan’ın kaleminden çıkan Boş Sandalye… Kitap 25 farklı öyküden oluşuyor. Bu öykülerde kimi zaman geçmişle yüzleşen, kimi zaman yalnızlığın ağırlığını taşıyan kimi zaman da küçücük bir anın içine sığdırılmış koca bir hayatın izlerini buluyorsunuz. En çarpıcı hikayelerden biri aynı zamanda kitaba adını da veren Boş Sandalye Başta sıradan bir eşya gibi görünen sandalye sayfalar ilerledikçe derin bir yokluğun simgesine dönüşüyor. Konuşmaların arasındaki sessizlikte, bakışların kaçışında ve fark edilmeyen küçücük anlarda bile o eksiklik hissediliyor. Yazar basit bir objeyi büyük bir duygunun taşıyıcısına çevirmekte gerçekten usta. Kitaptaki diğer öykülerde ise; Kömürcü’de emeğin kokusunu Banktaki Kadın’da sessiz bir bekleyişi Dut Ağacı’nda geçmişin gölgesini Yaşayan Ölü’de hayata tutunma çabasını buluyorsunuz. Erhan Demirkoparan yalın ama derinlikli üslubuyla ilişkilerdeki güveni, aile bağlarını, komşuluğu, gelenekleri ve hayatın saklı ayrıntılarını ustalıkla satırlara işliyor. Öykü okumayı seven herkesin kitaplığında yer almalı. Hayatın her köşesinde bir hikaye vardır. Kimi dolu dolu yaşanır kimi ise boş bir sandalye gibi sessizce bekler… Hiç farkında olmadan bir eşyaya duygu yüklediğiniz oldu mu? Hoşçakalın
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi
Erhan Demirkoparan’ın Boş Sandalye kitabı toplam 25 öyküden oluşuyor (farklı yaşamların kesiştiği, kırılma anlarını anlatan kısa ama derin hikâyeler). Her birinde bambaşka bir karakterin iç dünyasına konuk oluyorsunuz. Kimi geçmişte yaptığı bir hatayla yüzleşiyor, kimi kaybettiği birinin ardından kalan boşluğu doldurmaya çalışıyor, kimi de beklenmedik bir anda hayatını değiştirecek küçük bir ayrıntıyla karşılaşıyor. Yazar, gündelik hayatın sıradan görünen anlarını alıp onları insan ruhunun en hassas noktalarıyla buluşturmuş. Boş sandalye burada bir simge; eksik kalanları, gelmeyenleri, içimizdeki sessizlikleri temsil ediyor. Kitabı okurken yalnızlık, pişmanlık, kayıp ama aynı zamanda umut ve iyileşme ihtimaliyle örülmüş çok farklı duygular arasında dolaşıyorsunuz. Benim için en etkileyici yanı, her hikâyede kendimden bir parça bulabilmem oldu. Bazen içimdeki sessizliğe ayna tuttum, bazen hiç tanımadığım birinin acısında kendimi buldum. Erhan Demirkoparan’ın yalın ama derin dili, satırların arasında gezinirken insanı hem düşündürüyor hem de kalbine dokunuyor. Kısacası Boş Sandalye, sadece bir öykü kitabı değil; her sayfasında bize “hayatın kırılma noktalarını” hatırlatan güçlü bir yol arkadaşı. Duygusal, içten ve etkileyici bir kitap arıyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
BOŞ SANDALYE İlk satırlardan itibaren insanın ruhuna dokunan bir kitap. Yirmi beş farklı öyküden oluşuyor ama hepsinin ortak paydasında hayatın eksiklikleri, kırılganlıkları ve bir o kadar da umudu var. Yazar, gündelik yaşamda gözümüzün önünden akıp giden sıradan ayrıntıları alıp güçlü hikâyelere dönüştürmüş. Dili yalın; fakat bu sadelik öykülerin gücünü azaltmıyor, aksine daha samimi kılıyor. Yapmacıklıktan uzak, doğrudan kalbe dokunan bir üslup… Öykülerde işlenen konular oldukça çeşitli: aile ilişkileri, ekonomik sıkıntılar, akran zorbalığı, hastalıklar, yalnızlık, unutulmuş hatıralar… Her birinde insan kendinden mutlaka bir parça bulabiliyor. Mesela Suskun Balıkçı oğluna olan tavrıyla öyle değerli dersler veriyor ki okurken hayran kaldım. Efe Can’da ise şiddetle baş etmeyi öğreten Elif ve öğretmenini kucaklamak istedim. Ve elbette kitabın merkezinde duran Boş Sandalye… Metaforun ardına gizlenmiş eksiklikleri okurken, aslında hepimizin hayatında böyle boş sandalyeler olduğunu fark ettim: kimi kayıplar, kimi pişmanlıklar, kimi de hiç gerçekleşmeyen hayaller. Ama tüm bu kırılganlıkların ardından her öykünün bana bıraktığı tek şey umut oldu. Acının, kaybın, yalnızlığın ortasında bile bir çıkış yolu var. Yazar, satır aralarında hep bu duyguyu hissettiriyor: İnsan ne zaman ölür bilir misiniz? diye sordu .Soruyu soran o değilmiş gibi hemen cevabını yapıştırdı."İnsan sevdiklerini kaybedince ölür "
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
Boş Sandalye Kitap Yorumu
7/10
·170 syf.··
2025 44. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 22:32
" Hayatının simgesi gibiydi o sandalye; beklenen ama hiç oturulmayan, varlığı hissedilen ama boşluğu doldurulamayan.." Kitaptan bir alıntı ile başlamak istedim ki bence tam anlamıyla Boş Sandalye isminin açılımı gibi... Çünkü kimi boşluklar vardır doldurulması imkansız ya da kimi duygular vardır olmadan hep bir yanımızın boşlukta olduğu.. Kitapta tam olarak içerisindeki öykülerde bizlere bunu anlatıyor. Her öyküde insanın hayatından ya da çevresinde bir şeyler bulacağı bir kitap. Özellikle yazarımızın betimlemesi ile o anlara gidiyorsunuz. Ve sanki her öyküde bir yaşanmışlık var, kurgu değil gibi.. Öykülerde ilişki, geçim sıkıntısı, aile, alzheimer hastalığı, kaybetme duygusu, akran zorbalığı gibi bir çok konuya sahiplik ediyor. İçlerinden de en çok sevdiklerim; - Yarın Pazar Mı? - Dada - Korkunun Ardından Bu üç öykünün içinden de en etkilendiğim Dada öyküsü oldu. Göz yaşları içinde okuduğum bir öyküydü. Her öykü biz okurlara umudun her zaman var olduğunu ve hep var olacağını hatırlatıyor. Her yeni bir son, güzel bir başlangıçtır. Sevgiyle ve kitapla kalın @erhandemirkoparan Serpil Meriç Seher Koyunlu @dk.sosyal #kitap41 #hediyekitap #tavsiye #boşsandalye #erhandemirkoparan #okudumbi̇tti̇ Boş Sandalye Erhan Demirkoparan
Duygu ve Düşünce
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 70. kitabı
Sevgili kitap dostlarım, herkese merhaba! Bugün sizlere kalemini çok sevdiğim kıymetli yazar Erhan Demirkoparan kaleminden çıkan #boşsandalye kitabından bahsetmek istiyorum. Farklı hikayelerden oluşan kitapları okumayı sever misiniz? Erhan Bey yeni kitabında bizi uzun bir yolculuğa çıkarıyor. 25 farklı hikaye, 25 farklı hayat. Her birinin sancısı, derdi başka. Hepsi bir şey öğretiyor, düşündürüyor. Hikayelerin hepsi çok güzel ama sanırım en çok #yalnızlık hikayesini sevdim. Aslı ve Mert; iki kırgın yüreğin buluşması. İnsanın yalnızlığını paylaşabileceği doğru kişiyi bulabilmesi ne büyük şans. Bu hikaye yüreğim sıcacık yaptı. Kitabın içerisinde sandalye sadece bir metafor. Her sandalye bizi yeni bir hayata davet ediyor. Acıyı, hüznü, sevinci, kırgınlığı, umudu, unutmayı, unutamamayı, zorbalığı ve daha nicelerini okuyoruz her birinde. Yazarın kalemi şiir gibi. Okurken sanki o hayata bir pencere açılıyor da siz de izliyor gibi hissediyorsunuz. İyi ki okudum dediğim bir eser oldu yine. Yazarın kalemi daim, okuru bol olsun inşallah <3
Boş SandalyeErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 20253 okunma
Reklam