Merhaba, bugün size farklı atmosferiyle dikkatimi çeken bir kitapla geldim.
Ben ve Gulyabani toplamda 11 öyküden oluşan, daha çok melankolik ve sakin bir havaya sahip bir kitaptı.
Kitapta özellikle Ankara ve taşra atmosferi oldukça hissediliyordu. Yazarın anlatımı sade ve akıcıydı. Bazı öyküler daha çok ilgimi çekerken bazıları bana biraz daha uzak kaldı ama genel olarak kısa sürede okunabilecek bir kitaptı.
“Gulyabani” metaforunun korkudan çok insanın içindeki duyguları temsil etmesi de kitabın sevdiğim detaylarından biri oldu. Özellikle eski anılar, yalnızlık ve yarım kalmışlık hissi öykülerin çoğunda kendini hissettiriyordu.
Sessiz ilerleyen, atmosfer odaklı ve kısa öyküler okumayı seviyorsanız şans verebileceğiniz kitaplardan biri olabilir.