Ben ne yaptım?! Bir adam yaratmaya kalkıştım...
10/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 20:59
Bir yolun daha sonuna geldik....Ama o neydi öyle yahu!? Ne buhranlar yaşadım okurken, ne histerik davranışlar sergiledim. Bazen beklenen sondan kaçtım, nafile...Bir sayfası bile yok ki bu kitabın tesiri altında kalmayayım. Necip Fazıl, masaya yumruğunu vurmamış, masayı devirmiş adeta. Dili ile mi, betimlemeleri ile mi, psikolojik tahlilleri ile mi, hayatı, dostluğu, yalnızlığı ele alışı ile mi, yoksa verdiği mesajı ile mi? Hepsi ile azizim hepsi ile... Bazı kitaplar vardır, okuduktan sonra ben ne okudum diye sorarsınız kendinize. Bu kitapta ben kitabı okuduğum her an sordum bu soruyu kendime. Ben ne okuyorum!?... Kitaptan bahsedecek olursak: Başkahramanımız Husrev bir kitap yazar. Sonradan onun deyimiyle, bir adam yaratmaya kalkar...Bu kitap herkes tarafından çok beğenilir ve büyük ses getirir. Kitabın psikolojik yönleri ve yazarın hayatından izler taşıması ile de ilgi çekicidir. Derler ki, bazı sanatkarlar eserlerindeki vak'aları, çok kere kendi hayatlarından alırlar. Hiç olmazsa gördükleri, tesadüf ettikleri hadiselerden çıkarırlar. (Syf. 14) Kim bilebilirdi ki bu kitabın Husrev'in kaderi olacağını...Kendi sonunu bir kitap ile hazırlayabilir mi insan? Elbet tabii. İnsan ne sefil, ne küçük sebeplere mahkum! (Syf.44) Ben sanatı hayattan başka bir şey sanıyordum . Hürriyetlerin sonu. Aciz bahtımın ulaşamadığı bir yer. Orası irademin bahçesiydi . Orada, oyuncaklarıyla oynayan bir çocuk gi bi başıboştum. Orada kulluktan çıkıyor gibiydim. (Syf.70) Ama sandığı gibi olmaz. Bir kitabın hayatını bu denli değiștirmesi onu şaşırtır ve acı gerçeği anlamaya başlar. Bununla birlikte o muhteşem mesaj bir tokat gibi çarpar yüzümüze: Meğer kul olduğumu anlamak için Allahlık taslamalıymışım! Meğer nasıl yaratıldığımı anlamak için bir adam yaratmaya kalkmalıymışım. Ben ne yaptım? En sağlam basamağı ayağımdan kaydırdım. Körlüğü zedeledim. Şimdi görünen şeye nasıl bakayım? İnsan kaderini bir rüya gibi uykuda bulur. Bu rüyayı uyanık nasıl seyredeyim? Allahla kalabalık arasında kaldım. Boşlukta nasıl durayım? (Syf. 71) Bir adam yaratmak ona göre Allah'lık taslamaktır. Yaratmak Allah'ın işidir çünkü. İnsanın elinden çıkan her şey bir taklitten ibarettir. Kalemi tutabilirsin ama onu oynatan sen değilsin...Ona yön veremezsin. Yani kaderin üstünde bir kader vardır. Beni bu gülünç kadere insan iradesi sokmadı. Tepemde başka bir irade var. Onu bir kanat gölgesi gibi, üzerimde duyuyorum . Fakat elimle tutamıyorum...O böyle istiyor. (Syf 70) Allah sonsuzluktur. Hiç sonsuzlukla boy ölçüşmek olur mu? Hiç adetler, milyonlar ve milyarlar sonsuzlukla yarışabilir mi? (Syf. 133) Biz bu dünyada her şey, en sefil nebattan tut, en uzak yıldızdan tut, en kudretli insana kadar bütün mevcutlar, bilerek bilmiyerek Allahtan gelen cazibenin kasırgası içindeyiz. Sonbaharda yapraklar nasıl boranın çektiği istikamete çullanırsa, hepimiz, her şey, Allaha doğru gidiyoruz. (Syf. 133) Necip Fazıl bu kitabıyla bizzat bize der ki sanat bir taklittir. Ondan ne beklersin? Hiç kusursuz olur mu? Yapmak yaratmak Allah'ın kudretidir? Hiç Allah'lık taslamak olur mu? Hiçtir onun sonu hiç...Eksiktir, zayıftır, kusurludur. Kusursuzu namümkün. Okyanusta bir damladır sadece içtiğimiz, okyanusun kendisi olamaz. Kitabın bir başka yönü ise bu hikayenin Necip Fazıl'ın kendi hayatını yansıtmasıdır. Bir gün Necip Fazıl istek üzerine tiyatrocu arkadaşı için bir piyes yazar. Ama kimse bunu beğenmez ve piyes ilgi görmez. Çevredekiler de hiç arkadaşa bu yapılır mı diyerek onu eleştirirler. Necip Fazıl bunun üzerine hırslanır ve bir piyes daha yazar. O piyes de işte bu kitaptır. Kitap çok beğenilir. Takdir edilir. Tiyatro salonları dolar, taşar. Onu yerenler şimdi alkışlamaya başlar. Necip Fazıl'ın vermek istediği mesaj aslında onu eleştirenleredir. Adeta kusursuz değilim, yaptığım yaratmak değil taklit etmektir ki mükemmeli namümkün der. Yaratmak fiili kudret elinden çıkmayınca nasıl kusursuz olmasın, nasıl eksik olmasın? Yaratmak bizim işimiz değil ki?...Bu kitaptan sonra Necip Fazıl bambaşka bir yerdedir. Evet, okunmalı, kesinlikle okunmalı. Uzun zamandır böyle tesirli, böylesine etkileyici, böylesine ufuk açan ve hakikat kokan bir kitap okumamıştım. Tadı dimağımda kaldı... Bunu bana öneren, bu kitaptan sonra 14 tane tiyatro eseri alıp merakımı daha da körükleyen ꪑꪊડtꪖᠻꪖ haksız değilmişsiniz. İşte şimdi anlıyorum... Çok teşekkür ederim. Sayenizde, buluşturdunuz. Herkese şiddetle, okumak nasip olsun dilerim.
İnceleme
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma
··
563 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Canım Hilal'ciğim, incelemeni okurken iliklerime kadar titredim! 🫠 Sanki seni karşımda oturmuş, gözlerimin içine bakarak hisli hisli anlatırken hayal ettim. Öyle samimi, öyle dokunaklı anlatmışsın ki... Adeta kitabın ruhunu avuçlarında hissettim. 🥹 Ben bu kitabı pandemi döneminde okudum diye hatırlıyorum, ama sendeki etki bende o zaman oluşmamıştı. Belki de vaktinden önce okuduğum içindir, bilemedim. Şimdi senin yorumundan sonra, bu kitaba tekrar şans vermeyi düşünüyorum. Yorum yazan ellerine, yüreğine sağlık guzum benim! 🥰🙏
Hilâl☾
Gönderi Sahibi
Böyle hissetmene çok sevindim canım ablacım, bunlar sadece hissimden damıtabildiklerim. Aslında çok daha fazlası var... Ah ablacım çok tesir etti bana. Her kitabın bir zamanı var buna inandım ben. Mesela Necip Fazıl'ın Çile kitabını ilk okduğumda hiç beğenmemiştim, inanabiliyor musun:) Yarım bırakmıştım. Ama yıllar sonra tekrar şans verdiğimde nasıl böyle bir kitabı yarım bırakabildim diye hayıflanmıştım. Çünkü çok beğenmiştim. Yani gerçekten her kitabın zamanı var bazen okumuş olsan bile belki de senin için doğru zaman olmayabiliyor. Tekrar şans vermeyi düşünmen çok mutlu eder beni. Bence bu sefer beğeneceksin:)❤️ Teşekkür ederim ablacım🫶🌸
Hilâl☾
Gönderi Sahibi
Merhaba, ileti olarak paylaşmışım maalesef. Herkes istifade etsin diye tekrardan paylaşıyorum. Kusura bakmayınız😊🙏🌸