Gönderi

10/10
·903 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2025 00:15
Umberto Eco’nun Foucault Sarkacı romanı 1988 yılında yayınlanmış. Yayınlandığı günden itibaren edebiyatın en yoğun, en karmaşık ve bir o kadar da ironik metinlerinden biri sayılıyor. Eco bu romanında, insan zihninin anlam yaratma açlığını, rastlantıları bile “gizli plan” haline getirme eğilimini, tarihsel ezoterik geleneklerin hem cazibesini hem de tehlikesini incelikle işlemiş. Bize sordurduğu en temel sorulardan biri şu: İnsan neden irrasyonel inançlar üretir ve neden bunlara inanır? Romanın anlatıcısı Casaubon (George Eliot’un Middlemarch’ında da bu isimle bir karakter varmış, o kitabı okumadığım için burda bir gönderme varsa da ben anlamadım) doktora tezini Tapınakçılar üzerine hazırlayan, başta tamamen rasyonel ve eleştirel bir bakış açısıyla hareket eden bir karakter. Ezoterik gelenekleri ve komplo teorilerini ciddiye almıyor; onları yalnızca tarihsel malzeme ve entelektüel araştırma nesnesi olarak görüyor. Ancak roman ilerledikçe bu mesafeli rasyonalizmin yerini, anlam arayışının tuzağına düşme riskinin aldığını görüyoruz. Diğer önemli karakter Belbo, çocukluğunu savaş sonrası İtalya’da yaşamış. Faşist yönetimin baskıcı yılları, ardından gelen partizanların hâkimiyeti ve ideolojik çalkantılar onun benliğini, kişilik yapısını derinden etkilemiş. Belbo’nun anıları, romanın ezoterik tartışmalarının yanında bir tarihsel gerçeklik zemini oluşturuyor. Belbo özelinde gizli planlara inanma ihtiyacının sebeplerinden birini görüyoruz. Kaotik, güvensiz ve şiddet dolu bir dünyada büyük bir plan fikri insanlara güven ve bütünlük hissi veriyor. Eco bizi roman boyunca adeta ezoterizm bilgi yağmuruna (yağmur da ne, dolu, sel, tipi... :)) maruz bırakıyor. Tapınakçılar, Cizvitler, Gül-Haççılar, Kabala, hermetizm, okült semboller, simya, astroloji, masonluk… Listenin ucu bucağı yok, aklımızın almayacağı kadar çok gizemci oluşum var dünyada ve tarih boyunca da hep böyle olmuş. Eco da bizi hem ezoterizm içeriğiyle hem de detayların çokluğuyla boğmak istemiş gibi düşündüm: “Evet buyrun sevgili okuyucum, bu irrasyonel şeyleri size güzel bir tabakta, tek lokma halinde, kolayca sindirilebilecek halde sunacağımı düşünmediniz herhalde :) buyrun efendim istemediğiniz kadar detay, hamama giren terler, bunca detay otursun midenize taş gibi” demiş sanki :) biz de bu ayrıntı bombardımanı sayesinde, irrasyonel düşünce nasıl oluşuyor, nasıl adım adım insanlar bunlara inanmaya başlıyor, kitap boyunca bunu deneyimlemiş oluyoruz. Ezoterik sistemlerin sonsuz kombinasyon ve anlam üretme kapasiteleri açığa çıkartılıyor ve okurun kendisi de bu anlam üretme iştahına ustalıkla dahil ediliyor. Romanın sonunda Eco büyük bir çemberi kapatıyor. İnsanlar neden irrasyonel inançlara sarılır? Neden bu sistemler onlara mantıklıymış gibi gelir? Çünkü rastlantılar, kaos ve anlamsızlık ürkütücüdür. “Gizli plan” gibi inançlar, kaosa düzen atfeder; korkuya güven, anlamsızlığa anlam verir. Ezoterik sistemler insana “seçilmiş olma” duygusu sağlar; bilgiye sahip olanın üstünlüğünü vaat eder. Eco’nun dehası bence şurada: Okuyucu romanın sonuna geldiğinde ezoterizmin irrasyonelliğini fark ediyor, ama aynı zamanda bu irrasyonelliğin neden bu kadar çekici olduğunu da kavrıyor. İnsan zihni anlam aramaktan vazgeçemiyor gerçekten. Bu arayış insanı bazen bilime, bazen dine, bazen de irrasyonel akımlara yöneltiyor. Ve çoğu zaman, irrasyonel olan bile insana mantıklıymış gibi görünebiliyor, çünkü kaosa katlanmaktansa her şeyin ardında gizli bir planın olduğuna inanmak çok daha kolay ve çok daha hızlı rahatlatıcı. Ama bizi hızla rahatlatan şeyler her zaman bizim için en iyisi olan şeyler mi? Bunun üzerine düşünmek lazım. Aklın kılavuzluğundan ayrılmadığımız günler dileyerek incelememi noktalayayım.
Foucault SarkacıUmberto Eco · Can Yayınları · 20211,947 okunma
·
454 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Vavv.. zülfü yare dokunmuşsunuz .. Eco gibi.. teşekkürler.. zevkle okudum incelemenizi.. 🫠
Gamze
Gönderi Sahibi
Kitabın bendeki yansımalarını çiziktirmiştim, yazdıklarımın bir karşılık bulması beni de mutlu etti, yorumunuz için teşekkürler 😊🙏🏻
Eco'nun bu kitabını okuduktan sonra aslında Hristiyanlık ve Musevilik'le ilgili ne kadar bilgi eksikliğim olduğunu öğrendim. Şahaneydi ✍🏻
Gamze
Gönderi Sahibi
Aynı düşüncedeyim hocam 🙏🏻