Birkaç adım daha atınca paten alanı açıldı karşısında. Paten kayanlar arasında Kitty'yi gördü. Onun orada olduğunu, yüreğini birden dolduran sevinçle korkudan anlamıştı. Alanın öteki ucunda duruyor, bir kadınla konuşuyordu. Görünüşte, giyinişinde de, duruşunda da bir olağanüstülük yoktu. Ama Levin için onu bu kalabalığın arasında seçmek, ısırgan otları arasında bir gülü seçmek kadar kolay olmuştu. Her şeyi aydınlatan oydu çünkü. Çevresindeki her şeye ışık saçan bir gülümsemeydi. Levin, oraya buza inip yanına yaklaşabilir miyim acaba, diye geçirdi içinden. Kitty'nin bulunduğu yer, ulaşılmaz, kutsal bir tapınak gibi görünüyordu ona. Bir an oldu. Az kaldı dönüp gidecekti. Öylesine büyük bir korku kaplamıştı içini. Kitty'nin çevresinde her çeşidinden bir sürü insan olduğuna, kendisinin de oraya gidip kayabileceğine kendi kendini inandırabilmesi için hayli çaba harcaması gerekti.
Anna KareninaLev Tolstoy