Nur ArıcanAteşte Yanan Bedenler
ATEŞTE YANAN BEDENLER
Nur ARICAN
Mardin, büyülü atmosferi, kendine has hikâyeleriyle oldum olası çok merak ettiğim ama fırsat bulup ziyaret edemediğim şehirlerden birisidir.
Kitabım 𝗔𝘁𝗲ş𝘁𝗲 𝗬𝗮𝗻𝗮𝗻 𝗕𝗲𝗱𝗲𝗻𝗹𝗲𝗿 i okurken de internet üzerinden sürekli şehrin görsellerine baktım ve Rozalin ile Berzan’ın yaşadıklarını gözümde canlandırdırarak kendimi onların yakınında hissettim.
Yazarımızın anlatımı akıcı, merak uyandırıcı ve film tadında olunca da okumam çok daha keyifli ve özel oldu.
Rozalin Harmanlı ve Berzan Harmanlı…
Soyadları aynı olunca “çiftimiz evliler zaten, ne olabilir ki?” diye düşünebilirsiniz ama onlar aynı soyadına evlilikten önce amca çocukları (akraba evliliğine karşı olsam da…) oldukları için sahiptirler.
Aslında hikâyemizin başlangıcı yıllar öncesine dayanıyor…
Yaşça büyük bir adam ile evlenmesi istenen Evin, çözümü intihar etmekte bulur ve ardında ölüden farksız yaşamaya çalışan bir adamı, Berzan’ı bırakır.
Evin’in ölümünün üzerinden uzun zaman geçer ama Berzan sevdiği kadını asla unutamaz.
Mardin’in ileri gelen ailerinden birine mensuptur Berzan ve onun bu durumuna son vermek için bir karar alınır. Berzan, asi ve dik başlı amca kızı Rozalin ile evlenecek, kurduğu aileyle de artık geçmişi geride bırakacaktır.
Ama aile büyüklerinin düşündüğü gibi olmaz bu evlilik; Berzan zaten yaşayan bir ölüyken Rozalin’i de ateşe atmıştır Harmanlı ailesi ve onlar aynı evi değil aynı mezarı, aynı kefeni paylaşmaya başlamışlardır evliliklerinde.
Berzan hâlâ Evin’in mezarını ziyaret ederek aşkını ölümsüzleştirmeye and içmişken Rozalin’de Evin’e içini dökmek için mezarlıkta buluyordur çoğu zaman kendisini.
Ve bir gün Rozalin, yine Evin’i ziyaret ettiği sırada mezarının üzerinde bir defter bulur.
Öncesinde alıp almamakta kararsız kalsa da merakına yenik düşer ve eve getirdiği defteri ara ara okur.
O defterde yazılmış gerçekler bazı durumları değiştirecektir belki ama Rozalin, Berzan’a anlatabilecek midir dersiniz?
Rozalin ile Berzan’ın öncesinde boyun eğdikleri kaderlerini, sonrasında değiştirmek için mücadelelerinin hikâyesini sizlerde okumak ister ve Mardin’in sokaklarında dolaşmak isterseniz kesinlikle TAVSİYEMdir.
Syf: 415