Ebru hanım; canınızı sıkma potansiyeline sahip bir başka bildirime yol açacağım için şimdiden özür dilerim. Sizi hiç tanımıyorum. Muhtemelen bakış açılarımız ve hayat felsefemiz de oldukça farklı. Nedenini bilmiyorum ama paylaşımınız yarım saattir zihnimi kurcaladı. Büyük bir olasılıkla babanız yaşındayım ama maksadım size büyüklük taslamak değil. Sadece iyi kötü bir hayat tecrübesine sahip ve çevresinde bu tür hastalıklara şahit olmuş biri olarak acizane bir şeyler önermek istedim. Hani derler ya "ağzınızdan çıkan sözler düşüncelere, düşünceler duygulara, duygular davranışlara, davranışlar alışkanlıklara, alışkanlıklar değerlere, değerler karaktere, karakter kadere dönüşür"; lütfen bu zinciri sekteye uğratacak, zihninizi melankoliye sevk edecek, psikolojinizi olumsuz etkileyecek her şeyden (çevre, kişi, yayın, söylem, şarkı, tartışma, alışkanlık, vb.) uzak durun. Modunuzu yüksek tutan ortamları (arkadaş, hobi, doğa, bibliyoterapi, film terapisi, vb.) tercih edin. Stres nasıl tüm hastalıkların tetikleyicisi ise, sağlam bir psikoloji ve ruh hali de insan sağlığı için en büyük destek. Düzenli bir uyku, sağlıklı bir beslenmenin önemini söylemeye zaten gerek yok. Yetersiz ve düzensiz uykunun zararı bir tarafa, uykunun uygun koşullarda alınmaması (zaman, ışık, ortam sıcaklığı, vb.) bile ruh ve beden sağlığı için çok zararlı. Çoğumuzun bilir gibi yapıp aslında ihmal ettiği bu basit şeyler umuyorum ve sanıyorum faydalı olacaktır. Bunları zaten biliyorsunuzdur ama dışarıdan bir gözün gözden kaçan/kaçabilecek şeyleri hatırlatması iyi olabilir diye düşündüm. Size mücadelenizde kuvvet ve acil şifalar diliyorum.