Bir kadının ahlaki trajedisini konu alan, romantizmden realizme geçişin izlerini açık şekilde yansıtan bir roman. Edebiyatta -hayatta olduğu gibi- tesadüf yerine, tekabül demek daha mukabildir. Bir insanın kaderi üzerinden okumaktayız fakat bireyin kaderini toplumdan bağımsız düşünmek imkansızdır. İnsanların duygusal değişimini ve değişime etki eden faktörleri, kişinin hayal dünyasını, bilinçaltını ve beraberinde bunların gerçekle temasını anladığımızda, romanda, daha doğrusu, romanın olay örgüsü ve ihtivasında romantizm/sentimentalizm yansımanın realizme doğru nasıl sıçradığını görebilmekteyiz. "Anna Karenina" kadar etkileyici olmasa da, bir dönem Fransa'sının ve kadınlara karşı,hatta kadınların aşktan beklentilerinin hangi yönde değiştiği gerçeğini aks ettirdme konusunda takdire layık bir eserdir.