En ciddi kitapları, üstelik de yabancı dillerden okuyordu. Politikadan konuşuyordu, yaşamın dertlerini, sıkıntılarını çok büyük bir merakla anlamaya çalışıyordu. Diyebilirim ki, fabrika benim düşüncelerimi hangi ölçüde ilgilendiriyorsa, onun düşüncelerini de yaşam aynı ölçüde ilgilendiriyordu. Başka bir deyişle, Kolya, yaşama kendi işiymiş gibi yaklaşıyordu.