Kitap bilim kurgu serisinden çıkmış olsa da fazlasıyla psikolojik ve felsefik bir eserdi. İlk çeyrekte oldukça yavan bir eser gibi izlenim bıraktı ben de. İlerledikçe kitaba olan düşüncelerim değişti.
Üç erkek arkadaş bir keşif gezisinde duydukları, gidenlerin geri dönmediği ülkeyi merak edip orayı keşfetmek için rotalarını değiştirirler. Ve vardıklarında sırf kadından oluşan bir grup üç arkadaşı gözetim altında olabilecekleri bir yere kapatırlar. Bu ülke 3 milyon kadından oluşuyor. Ve oldukça medeni bir yaklaşım ile karşılaşıyorlar. Daha sonra nasıl üredikleri, hayatlarını nasıl devam ettirdiklerini okuyoruz. Bu üreme konusu çok havada kalmış ama.
Asıl beni etkileyen 2000 yıldır sadece kadınların yaşadığı bir ülke de, her işlerini kendileri yapmaya alışmış kadınların hakimiyet altına alınamayacağını anlayan erkeklerin çaresizliği. Feminist ütopya :)
Hoş bir eserdi. Muhtemelen Kadınlar Ülkesi 'ni okuyan ve keşke diyen kadınlar vardır kesin. Hele ki günümüzde kadın ve çocuk ölümlerinin çok büyük bir kısmının erkeklerin elinden olması keşke demek için yeterli.
İyi okumalar...