Yaşar Kemal Her ne kadar bugünlerde Anadolu insanı eski günlerini arıyorsa da geçmişinin de bir o kadar temiz olmadığı maalesef ortada. Yaşar Kemal'in elbette hemen her eseri okunmalı, kıymetli bir yazar ve bunu tartışmak için zaman harcamaya gerek yok. Şayet yeşilçam tadında bir ağa-kaymakam çatışması istiyorsanız tam sizlik bir eser. Bıyığı yeni yeni terleyen idealist kaymakamım ve anasının gözü, Erol Taş kılıklı ağalara karşı. Tabii bu çatışmanın en büyük sebebi: pirinç arazilerinin sıtma yayması ve köylüyü öldürmesi. Köylü de pirinç tarlasından aşını alır ama pirinç de onun sıtmayla canını... Halkın sorunlarının bol bol serpildiği eser yer yer bizlere dramatik anlar yaşamaktan hiç geri kalmıyooor. Resul Efendinin genç kaymakama kıyamayıp cennet mahallesindeki rüstem edasıyla bir koşu her şeyi anlatıyor yeni gelen kaymakama ve sonrası bir şeref meselesi haline geliyor. Nitekim bir sen mi kaldın namuslu dercesine karşı çıkanlar olduysa da kaymakamım otlu peynire sarılan vanlı gibi sarılıyor yurdum insanına. Yine de çareler çaresiz kaymakamımız düğünle zurnayla ağırlandığı köyden ardından teneke çalınarak gönderiliyor. Tüm bunları uzaktan izleyen köylüye ise sırtımda bin bıçak yarası biniyle de adaşsın bakışları atarak veda ediyor sıtmalı kaymakamım. Anlaşılan Anadolumuz hep irfanıyla güzelliğiyle hatırlanmak istenmiş fakat Yaşar Kemal ağabeyimiz gerekenleri fazlasıyla gerçekçi ortaya koymuş. mutlaka okunmalıdır. Teneke
Kimler beğenmez: Tırnaklarını yeni yaptırıp köye giden yeni gelinler
kimler beğenir: Aslında her şeyi satıp köye yerleşeceksin diyen beyaz yakalılar.
" Bizim kazancımız insan ganı. Biz ganı emiyoruk. Sinek gan emmiyor, biz emiyoruk."
" Bıçak gibi keskin hissedilir bir yalnızlık duydu. Ta iliklerinde duydu."
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma