·183 syf.····Okunma: 13 Eylül 2025 22:33 Her gün namazlarda okuduğumuz "yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz" ayetinin anlamını kaçımız idrak edebiliyor ve hayatımızı bu ayet ekseninde yaşayabiliyoruz?
Peki kaçımız Abdullah olduğunu iddia edip gerçekten de bir "Abdullah" (Allah'ın kulu) olarak yaşayabiliyoruz?
Bizler "abd" yani kuluz derken kime kulluğu kastediyoruz?
Allah'a mı yoksa içimizden söküp atamadığımız putlaştırdığımız dünyevi şeylere mi?
Muhammed Emin hocamdan okuduğum bilmem kaçıncı kitap.
Yine aynı hissiyat yine aynı tesirler..
Yazar, bu sefer Abdullah yani Allah'a kul olmak ile ismi Abdullah olan ve İslam tarihine mübarek yaşantılarıyla iz bırakmış birkaç sahabenin üzerinden hakiki Abdullah olmanın üzerinde durmuş ve bu sayede bizlere hem kulluğun şuurunu idrak edebilmeyi hem de sahabelerin yaşantılarından örnek alabilmeyi amaçlamıştır. Ve bu sahabelerde kendilerinde belirgin olan bazı özellikleriyle ön plana çıkmıştır;
Abdullah b. Mesud ve Tevhid
Abdullah b. Amr ve Ahlak
Abdullah b. Ömer ve İbadet
Abdullah b. Abbas ve İlim
Abdullah b. Selâm ve Teslimiyet
Abdullah b. Zübeyr ve Mücadele
Abdullah b. Cahş ve Şehadet
Abdullah b. Cafer ve Cömertlik
Bu sahabeleri sahabe yapan özellik neydi peki? Onlar "işittik ve itaat ettik" dediler ve bunu da yaşantılarıyla ispatladılar.
Biz de işittik diyoruz ama itaat edebiliyor muyuz işte burası üzerinde durup düşünülmesi gereken bir husustur.
Bilindiği gibi Hz Peygamber (sav) anlamı güzel olmayan isimleri manası güzel olanlarla değiştiririrdi. Ve en çok koyduğu isim de Abdullah olmuştur. Bundan ötürü Hz Ömer üç oğluna Abdullah ismini koymuş, sebebini soranlara da Hz Peygamberi böyle yaparken gördüm demiştir.
Okurken beni düşündüren çok güzel bir eserdi.
Sahabelerden ders alacağımız çok husus var. Çünkü onlar bizzat Resulullah'ın rahlesinde yetiştiler ve yetiştirdiler.
Hakiki Abdullahlardan olabilmek duası ile..