Kaçak’ta Habip’in hikâyesi, Orhan Kemal’in aslında suç ve insanlık kavramını sorgulamasıdır. Habip, Muzaffer Bey’i öldürüp çiftliği ateşe vererek, hem kişisel öfkesini hem de sınıfsal bir isyanı dışa vuruyor. Ama kaçtıktan sonra, Hacer’in evinde saklanırken bambaşka bir yüzü ortaya çıkıyor: kırılgan, sevilmeye muhtaç, yeniden bir hayat kurma arzusu taşıyan bir adam.
Burada yazar bize şunu düşündürüyor: İnsan sadece işlediği suçla mı tanımlanmalı, yoksa içinde taşıdığı değişim ihtimaliyle de mi görülmeli? Habip bir yandan kaçak, ama diğer yandan da yeni bir aileye sığınarak insanlaşmaya çalışan biri. Orhan Kemal, bu karşıtlığı göstererek toplumsal düzenin bireyi nasıl suçluya dönüştürdüğünü, ama aynı zamanda insandaki sevgi ve şefkatin de onu yeniden kurabileceğini anlatıyor.
Yani Kaçak, hem bir toplumsal romanın devamı hem de bireyin içsel serüveni.
Orhan KemalKaçak (Hanımın Çiftliği 3)