Romalı ozan Publius Ovidius Naso, her ne kadar İmparator Augustus’un koruması altında gibi görünse de, bazılarına göre kaleme aldığı bu eser, bazılarına göreyse görmemesi veya söylememesi gereken bir gerçeği dillendirmesi yüzünden hayatının son dönemlerini sürgünde geçirmesine neden olmuştur.
“Aşk Sanatı” (Ars Amatoria) üç kitaptan oluşur. İlk iki kitap erkeklere hitap ederken, üçüncü kitap genç kızlara ve aşkı arayan tüm kadınlara ithaf edilmiştir.
Birinci kitapta, erkeklerin genç kızları ya da aşka susamış kadınları nasıl elde edebilecekleri konusunda öneriler sunulur.
İkinci kitap, bu elde edişin nasıl sürdürüleceğine dair öğütlerle ilgilidir.
Üçüncü kitapta ise aşkın dişil tarafına dönülür; kadınlara ve genç kızlara yönelik tavsiyeler yer alır. Burada, nasıl giyinmeleri gerektiğinden yüz ve kafa şekline göre makyaj seçimlerine, saçlarını nasıl taramaları gerektiğinden kıyafet renklerine kadar pek çok ayrıntı verilir. Ayrıca erkeklere nasıl davranmaları gerektiği, dansa ve müziğe olan ilgilerini nasıl göstermeleri, hangi eserleri okumaları ve hangi bilgileri edinmeleri gerektiği gibi konular da işlenir.
Ovidius’un bu tavsiyeleri, dönemin toplumsal yapısı düşünüldüğünde patriarkal bir bakış açısını yansıtır. Zira MÖ 43’te Roma’da başlayan ve MS 17 civarında şimdiki Romanya/Köstence’de sona eren hayatı, kadına bakışın büyük ölçüde erkek egemen olduğu bir döneme rastlamaktadır. Gerçi Ovidius bu kitapta kadın ve erkek arasında ahlaksal ilkeleri ön planda tutmanın önemini vurguladığını ifade etmiş olsa da, daha çok bu ilişkilerin özgürce yaşanmasını vurgular.