"Daha Dün Gibi" tam da zihnen ve ruhen ihtiyacım olduğu bir dönemde ilaç gibi geldi; beni zaman ve mekanın ötesinde keyifli bir yolculuğa çıkardı.
Kahramanımız Can ekmeğini kaleminden kazanan evli bir çocuk babası başarılı bir yazardır. Henüz 42 yaşındayken pankreas kanserine yakalanır. Radikal bir kararla 2022 yılının teknolojisi ile dondurulma kararı alır. 2191 yılında uyandığında tamamen farklı bir zaman dilimindedir ve bir çok şey geride kalmıştır. Ancak, geleceğe uyum sağlamak konusunda zorlanan Can geçmişle gelecek arasında sıkışıp kalır.
Hayatın anlamı, insan ilişkileri konusunda epey bir keşif yapar kendince. Geçmişte bıraktığı İstanbul ile geleceğin İstanbul'unu sokak sokak gezdirir biz okurlara, kendinizi bir film karesi izlerken bulursunuz.
Yeni arkadaşı Mısra ve eski arkadaşı Okan onun duygusal ve içsel yolculuğundaki en önemli dönemeçlerden biridir.
Duygusallığın yanında mizahi yönü çok güçlü, bildiğimiz bilim-kurgulardan münezzeh zaman zaman düşündüren ve en çok da güldüren, yazarın zekasına hayran bıraktıran muazzam bir kurgu.
Ben çok severek ve çok keyif alarak okudum.
Gönülden tavsiyemdir. Iskalamayın dostlar.
Daha Dün GibiAdnan Arduman