·736 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Eylül 2025 23:21 Okumaya başlamadan önce kalınlığına bakıp sıkılırım diye çekinmiştim. Ancak hiç öyle olmadı. Hem edebi hem sürükleyici hem de eleştirel felsefe yönü ile her anlamda keyif aldıran bir eser olmuş. O yüzden okunması gereken bir eser olarak görüyorum.
Kitabın doğrudan ne anlattığından daha çok dolaylı olarak ne anlatmaya çalıştığı daha önemli bence.
...
Gülün Adı, 45 yıl önce yayınlanmış olsa da, günümüzden 7 asır öncesini konu alan, hristiyan aleminin yozlaşmış, dejenere olmuş kesimini eleştirel bakış açısı ile anlatmaktadır.
...
Öyle ki Din'in en büyük savunucusu, aynı zamanda Din'in en büyük düşmanı; Din'i kötülüklerden arındırmak isteyen kişi ile Din'e en büyük kötülüğü yapan kişinin aynı olması gibi. Yozlaşmışlık bir yerde budur. Din'i kendine göre dizayn ederek, kendi lehine kullanmaktır bir yerde.
...
Umberto Eco'ya bir röportajında, kitabın metaforik anlatımı ile dönemin hristiyan dünyasına bir eleştiri getirip getirmediği sorulmuş. Eco'da kitap hangi dönemde geçerse geçsin aynı yargıyı oluştururdu diye cevaplamış.
...
Bakıldığında hala aynı yozlaşma hala aynı sistem devam ediyor. O yüzden kitap günümüz din anlayışına da eleştiri getirebiliyor. Tabi anlayabilirsek. Neyse. Söylenecek çok söz var. Ancak bu kadarı da kafi.
"Din, eğer aydınların elinde olursa, toplumu aydınlatır; cahillerin elinde olursa, toplumu afyonlar."
İyi okurlar.