Bugün kendimi yalnız hissediyorum, illa kabalalıklar arasında yalnız kalacak değiliz, yalnızlığı seçmeden de kendimizle yalnız kalabiliyormuşuz demek ki. Nedense iki gündür içim bir buruk, sanki herkes çok mutlu hayattan keyif alıyorlar ama beni mutlu edecek hiçbir şey yok gibi sanki. Bu sıralar neden böyle olduğum hakkında hiçbir fikrim yok. Sanırım biraz kendimle kalmam gerekiyor. Ama ciddili yalnız hissediyorum. Gelecek sene ne yapacağım planım yok tatilden sonra ne yapacağım planım yok. Ufak hedefler koymuştum diyet spor cilt rutini vs asla düzene uymuyorum. Hedef koyduğum hiçbir şeyi yapamıyorum bu sıralar. Bu durum sadece bu sıralara mı has. Yoksa ben hep böyle mi kalacağım bilmiyorum canım sıkılıyor dizi bile izleyemiyorum kitap bile okuyamıyorum. Yapılması gereken işlerim var onları bile şuan odaklanıp yapamıyorum. Canım her şey yapmak istiyor ama bir o kadar da yapmak istemiyor. Herkesin hayatı muazzam güzel benim hayatımın çok kötü gittiğini hissediyorum düşünüyorum belki de bu his geçici bir hafta sonra bu düşüncede olmayacağım ama kendimi amaçsız ve rotasız bir gemi gibi hissediyorum derin ve korkutucu ucu bucağı belli olmayan bir denizde kaybolmuş gibi hissediyorum. Yazmak her şeyin çözümü der psikologlar biz de yazalım o halde çözüm mü değil mi diye son olarak duygularımı da konuşturmak istiyorum. Bir Seda var odada yalnız başına gerçekten yalnız görünmez hissediyor, görmezden gelinmiş hissediyorum. Kimse için bir anlam ve değer taşımadığımı hissediyorum. Önemli olan kendimle olmak ya da kendime kendim değerimi vermek onu da biliyorum birinin bana değer atfetmesine gerek yok belki de ama gerçekten değer görmek istiyorum hissetmek istiyorum biri için önemli olmak istiyorum ama olmuyor olsada kısa sürüyor ya bir soğukluk ya bir sosyal mesafe ya bir
İnsan sahip olduğu akıl ve irade sayesinde diğer varlıklar arasında eşsizdir; anlar tercih eder düşünür ve sonuç çıkarır. Ancak insan, yaratılışı itibarıyla zayıf ve güçsüzdür. İradesiyle ve aklıyla kararlar verip hayatın akışını değiştirir ve tarihe yön verir ama aynı zamanda ortaya çıkan bir virüs karşısında çaresizliğini iliklerine kadar hissedecek kadar da güçsüzdür. Geçmişe ilişkin saplantıları, şimdiye ve geleceğe yönelik merakı, arayışı, beklentileri ve kaygıları vardır. Bu nedenle o, ümitlenir, çabalar, ürperir ve korkar. Dünya hayatına sürekli bir koşuşturma, sürekli bir arayış ve beklenti içindedir.