İnsan sahip olduğu akıl ve irade sayesinde diğer varlıklar arasında eşsizdir; anlar tercih eder düşünür ve sonuç çıkarır. Ancak insan, yaratılışı itibarıyla zayıf ve güçsüzdür. İradesiyle ve aklıyla kararlar verip hayatın akışını değiştirir ve tarihe yön verir ama aynı zamanda ortaya çıkan bir virüs karşısında çaresizliğini iliklerine kadar hissedecek kadar da güçsüzdür. Geçmişe ilişkin saplantıları, şimdiye ve geleceğe yönelik merakı, arayışı, beklentileri ve kaygıları vardır. Bu nedenle o, ümitlenir, çabalar, ürperir ve korkar. Dünya hayatına sürekli bir koşuşturma, sürekli bir arayış ve beklenti içindedir.
Bir inancın imana dönüşebilmesi ve iman adını alabilmesi için her türlü kuşkudan arındırılmış olması ve kesinlik taşıması zorunludur. İman söz konusu olduğunda inanılan esaslar iman esasları konusunda bir şüphe bulunmadigi gibi bireyin bunlara ilişkin inancı üzerinde de bir kuşkunun bulunmaması gerekir.