İnsanları kurtarmak için yemin eden bir doktor nasıl olur da yeminini bir lanete dönüştürüp zaten yaralanmış insanları öldürebilir? Kime doktor kime katil deriz, ilacı zehirden ayıran gerçekten doz mudur?
Çokça duyduğum ancak okumaya henüz fırsat bulduğum bir kitap oldu #k:112. Tess Gerritsen’ın Rizzoli & Isles serisinin ilk kitabı olarak geçen; tıbbi gerilim-polisiye kategorisinde yazılan, yazarının da aynı zamanda doktor olduğu bir kitap ve seri.
Birkaç saatte içtim diyebilirim, olayların akışı ve akıcı anlatımıyla tuttu sürükledi beni. Konusu şöyle:
Boston Cinayet Masası’ndan dedektif ekibimiz Jane Rizzoli ve Thomas Moore yakın zamanda benzer şekilde işlenen iki cinayette, cinayetleri işleme şekli sebebiyle, Cerrah dedikleri bir seri katili aramaktadır. Soruşturmada bilgi toplamak ve aradaki benzerliğin dikkatlerini çekmesi üzerine diğer kahramanımız olan Dr. Catherine Cordell ile görüşürler. Ona iki yıl önce Savannah’tan ayrılmasına ve büyük bir travmaya yol açan olayı sorarlar. Olayın bundan sonraki gelişimi hem karakterlerin kendi hayatlarında hem de cinayete kurban gitmesi muhtemel birçok kadının hayatında önemli roller oynar. Öyküde detaylıca işlenen karakterlerin psikolojileri, neyi neden yaptıklarına dair olay örgüsü çok güzel aktarılmış. Bir seri katilin bile -her ne kadar psikopat olsa da- cinayetlerdeki amacını ve sebebini bilmek farklı bir bakış açısı sunmasının yanında insanların asla göründükleri gibi olamayacağı kanısını destekliyor. Bilginin yanlış ellerde nelere sebep olduğunu da gösteriyor.
Okurken dikkatimi çeken, karakter analizi yaparken kullanacağım çok nokta oldu. Bunlar: Dedektif Moore’un sınırlarını aşmayan, büronun da ona taktığı lakapla “Aziz Thomas” rolüne sahip, duygusal yönden güçlü ve geçmişe oldukça bağlı bir karakter olması. Ekip arkadaşı Rizzoli’nin duygu kontrolünde dengesiz, sert mizaçlı ve bulunduğu alanda tek kadın olması sebebiyle rekabetçi, kendini ezdirmeyen, görünmek ve kabul görmek için çabalayan bir karakter olması. Dr. Cordell’in ise yaşadığı olaydan sonra hayatında kendi kontrtolünde olmayan tek bir nokta bırakmaması sonucu adeta bitkisel hayat yaşaması, o zorluğu geri planda tutup alanında en iyi olup başarıya sahip örnek teşkil eden bir kadın olması da cabası. Hepsinin kendine has özellikleri var aslında ama çoğu toplum içinde karşılaştığımız ancak mizaçlarının arkasında nelerin yattığını bilmediğimiz kişilikler olarak yer alıyor.
Okuması hem ürkütücü hem de zevkli olan, o gerilimi yaşattığı halde kitabı elden düşürtmeyen bir eserdi. Devam kitaplarını da sindire sindire okuyacağım zamanla. Seri hakkında araştırma yaparken bir de TV dizisinin yapıldığını gördüm, fakat çok uzun geldi (105 bölüm) onun yerine kitaplar tercihimdir. Ama başarılı bir şekilde aktarılmışsa izlenmesinin de en az okumak kadar keyifli olacağını düşünüyorum.
Şimdiden okuyan/izleyen herkese keyifl, heyecanlı vakitler dilerim.