5/10
·88 syf.··
2025 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 19:24
"Dünyada bir ferdâ-yı garâm kadar elemli ne vardır acaba? Bana gelince, benim için bir aşk vardır: Ölümde aşk! Ancak severken ölürsek, ferdânın tahakkümünden kurtulabiliriz... İşte bu! Hayatın saadeti mümkünse, severken ölmektedir!" Macit anne babasının yurt dışına görevli olarak gitmesinden ötürü amcalarının evinde kalmaya başlamıştır. Amcasının kızları Sermet ve Nevber ile geçirmiş, onlarla büyümüştür adeta. Çocukluktan beri Sermet'e karşı hep iğneleyici ve alaycı konuşmuş, onu hep eleştirmiş, tercihlerini hep eleştirmiştir. Fakat anne babasının döneceğini öğrendiği zaman onlardan ayrılmak zorunda kalacağını düşünmek içine bir hüzün yerleştirmiş ve Sermet'e de haksızlık yaptığını fark ederek ondan özür dilemek kendini affettirmek istemiştir. Sermet ise hep mutsuz hissetmiş, kendini kitaplara vermiş, bu dünyada onu mutlu edecek birinin bulunmayacağını düşünmeye başlamıştır. Sermet'e göre bu dünyada yapılacak en doğru şey en mutlu anında ölebilmektir. Fakat Macit'in kendini affettirme girişimleri zamanla ikisi arasında bir aşka dönüşmüştür. Bu kitabında Mehmet Rauf iki karakterin duygu durumlarını çok iyi anlatmış fakat kopuk kopuk bir anlatım olunca bende biraz olumsuz düşünmeye sevk etti. Günümüz tabiriyle "prenses erkek" Macit'in çocuklukta yaptığı zorbalığın daha sonra sevgiye dönüşmesi, karamsar Sermet'in bu sevgiye karşılık vermesi biraz zorlama olmuş bana göre. Ferdâ-yı Garâm yani Aşkın Yarını benim pek tavsiye edeceğim bir kitap olmadı ne yazık ki.
Ferdâ-yı GarâmMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20202,461 okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.