Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Gönderi

225 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
44 günde okudu
Kitabı Batıda aldım elime. Sonra Doğuya doğru yola çıktım. Doğuya giderken Batı Cephesi'ni okudum. Sonra bitmedi Batıya geldim okumaya devam ettim. Değerli hocam
Muzaffer Akar
Muzaffer Akar
önermişti. Sitede bir çok kişinin bu kitabı okumasına vesile olmuştur biri de benim. İkinci el kitap sevdam yüzünden kitabı bulup bana yollaması biraz güç oldu sanırım. Bu güzel hediyesi için ayrıyetten teşekkür ederim. İyi ki var, iyi ki bizlere bir şeyler katıyor.. Orwell'in bahsettiği "ilk baskı züppelerinden" olmak istemem ama bana gelen kitabın ilk baskılardan olduğunu görünce daha da sevindim. İçinde işaretlenmiş yerler, sararmış sayfaları, ilginçtir ama son sayfalarındaki kan mı desem çamur mu desem kırmızı lekeleli ve benden 1 yaş küçük :) olan bu kitabı çok sevdim. Bu kadar uzuuunnn sürede okumamın sebebi ise belli bir süre seyahat halinde olmam, işlerimin yoğunluğu, birazda tembelliğim maalesef. Kitabı hem pdf den hem de aslından okudum. İki farklı çeviri ve iki farklı yayın evi.. Bu beni biraz zorladı. Birazda huzursuz etti. Pdf kitaplar hep huzursuz eder beni. Ama mecburiyetten okuyorum. İş yerinde kimseye hissettirmeden nasıl kitap okuyabilirim başka :D İlginçtir, insanlar akşama kadar sosyal medyada zaman öldürmenize karışmıyor ama elinizde kitap görünce can sıkan tepkiler verebiliyor. "mesai saatlerinde çaktırmadan kitap okumamın" tek yolu bu :) Pdf olarak okuduğum kitabın ismi bile farklıydı "Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok" Varlık Yayınlarından çıkmış olan kitap.. Her iki isminden de anlaşılacağı gibi kitap savaşı anlatıyor. Savaşın bütün acımasızlığı, gerçekliği ve savaşta her şeyin mübah olduğunu bu kitapta görüyorsunuz. Savaşın sadece insanlar üzerindeki etkisi değil. Tüm doğaya olan zararlarını, savaşa katılan hayvanların hallerini hepsini buluyorsunuz bu kitapta. Bulmaz olaydım diyorsunuz tabi. “Detering, kalkıp gidiyor, söyleniyor: “Peki ama onların suçu ne?” Sonra yine geliyor; sesi heyecanlı, heybetli de adeta: “Size söylüyorum,” diyor. “Hayvanları harbe sokmak, alçaklığın daniskası.” (syf,85) Okurken yutkunamadığım zamanlar oldu, gözlerim doldu. Zamanla askerlerde ölüme ve öldürmeye karşı duyarsızlaşmanın olduğunu anlattığı kısımlarda inanmak istemedim. Bu duyarsızlaşmaya karşın yinede aralarında dostluk bağları olanları gözetmeleri, onları önemsemelerini güzel bulduğum kadar acıda verdi. Huzursuz ve mutsuz oldum. Çünkü kayıtsız kalınamayacak kadar gerçek ve kayıtsız kalınamayacak kadar acı bir durum savaş. Yazarın farklı bir penceresi olduğunu düşünüyorum. Savaşı bu kadar geniş bir bakış açısıyla ele alması inanılmaz etkiledi beni. Askerlerin savaşa katılmadan önceki ve savaşa katıldıktan sonraki halleri.. Savaş psikolojisi ile beraber öncesinde farklı farklı bireyler olan askerlerin nasıl tek tipleşip aynılaştıklarını ele alışı çok etkileyiciydi. İnsanların ölüm karşısında verdiği tepkiler beni çok derinden etkiledi. Bunlar gerçekten yaşanmalı mıydı diye sorgulamadan edemiyorsunuz. Yazarında bunu sorguladığı her satırından belli. Bir avuç insanın çıkarı için bir halkın herşeyine kadar savaşa batması çok büyük delilik. Askerlerin savaştan sonrasını hayal edemiyor olmaları ayrı bir üzüntüye sebep oluyor insanda. “Çok geniş bir kuşak, ateş altında.”(syf,139) diyor kitapta.. Ateş içinde de diyebiliriz buna. Çünkü o kuşakların yarını olması mümkün olmayacaktır. Savaş bittiğinde, tek bildiği savaşmak olanların düşeceği boşluk yaşayacakları hiçlik duygusu.. Paul'un cepheden uzaklaşıp tekrar geri döndüğünde yaşadığı korkular kitabı daha da gerçekçi yaptı benim gözümde. Çünkü hayatta her şey zıttıyla var olur. Eğer cesaret varsa korku da vardır, ölüm varsa yaşama isteği.. Kitabı uzuun bir zaman diliminde okuduğum için toparlamakta da zorlandım haliyle. Son olarak kitabın sonunda üvez ağacı ve meyvesiyle ilgili bir kısım geçiyordu. Yakın zamanda Semih beyin yaptığı incelemede de (#28346170) bununla ilgili bir kısım görmüştüm. Bu da beni gülümsetti açıkçası. İki kirabın bir noktada birbirine temas ettiğini düşündüm. Aynı yoldan geçerken birbirine selam veren iki insan gibi.. Yazar Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok demiş ama savaşa dair benim yeni şeyler öğrenmeme algılamama sebep oldu kitap. Bundan daha geniş bir çerçeveden olaylara bakılabilir mi bilmiyorum.. Keyifli okumalar. Nedense bu kitaptan bahsedince aklıma bu şarkı geliyor: youtu.be/kXQ-PVfomFg
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20203,284 okunma
··
155 görüntüleme
Bu yorum görüntülenemiyor
12 öğeden 11 ile 12 arasındakiler gösteriliyor.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.