Allah’ın büyüklüğü, kâinatın her zerresinde tecelli eder; O’nun azameti karşısında her şey aciz, her gönül hayran...
Ne büyüksün ne güzelsin Rabbim.
Allah’ın karşısında kendisini kusurlu gören,O’nun sonsuz büyüklüğü ve mükemmelliği karşısında acziyetini idrak eden bir benlik. Allah âlemlerin Rabbi, her şeyin yaratıcısı, sonsuz kudret ve rahmet sahibi, O’nun ilmi her şeyi kuşatır. O’nun büyüklüğü, kainattaki nizam ve intizamda, gökyüzünün ihtişamında, denizin dalgalarında, bir tohumun filizlenmesinde kendini gösterir. Her nefeste, her yaratılan varlıkta O’nun sanatı ve hikmeti apaçık görünür.
Ben ise, O’nun yarattığı bir kul, eksikliklerle ve kusurlarla dolu bir varlık. Günahlarım, noksanlıklarım, zayıflığım, O’nun affının ve merhametinin enginliğini daha da anlamama vesile olur. Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir; kusurları örter, tövbeleri kabul eder. O’nun karşısında eğilen bir baş, O’nun büyüklüğünü idrak ettikçe huzur bulur. Zira O’nun azameti, sadece kainatta değil, kalplerde de tecelli eder. O’na teslim olan bir kul, kusurlarına rağmen O’nun rahmetine sığınır ve bu sığınışta kendini bulur.
“Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. O, her şeyi bilir.” (Nisa, 126) O’nun büyüklüğü karşısında ne kadar küçük, ne kadar aciz olduğumuzu anlamak...