Gerçeküstü öğeler, Slav mitleri, yaşayanlarla ölüler arasında gidip gelen sınırlar, evlilik ile yalnızlık arasındaki ince çizgi… Avdić bu unsurları kullanarak okuru yalnızca bir savaş romanına değil, ağırlığı ruhsallığa, metafora dayanan bir varoluşsal korku deneyimine çekiyor. Yıkımın sadece fiziksel değil ruhsal olduğu fikri, kitap boyunca yankılanıyor.
Ancak 7 Korku’nun temposu kimi zaman bunaltıcı; çünkü okurdan sadece anlatılanları değil, anlatılmayanların gölgelerini de hissetmesi bekleniyor. Bazı bölümler dış dünyadan kopuk gibi; belki bu kopuş okurun “korkunun içindelik hissini” daha derinden yaşaması için kasıtlı. Selvedin Avdiç7 Korku