Olduğum Kişiye Nasıl Dönüştüm?
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
Çizgi roman dünyasının büyük üstadı Frank Miller, 1986 yılında David Mazzucchelli ve olağanüstü çizimleriyle işbirliği yaparak dünyanın tanıdığı en büyük suç savaşçısının, modern çağın karanlık serüvencisinin ortaya çıkış öyküsünü mükemmel bir şekilde yeniden anlatıyor. Batman: İlk Yıl, pelerinli süvarinin neden ve nasıl ortaya çıktığının mükemmel bir öyküsü ancak yalnızca bu kadarla sınırlı değil. Aynı zamanda roman bize müthiş bir Gotham tasviri sunarken, Jim Gordon'ın içsel yolculuğunu da harika anlatıyor. Kitabın daha ilk sayfasında okuduğumuz dört haberle şehirdeki yargı, polis ve yönetim makamlarının nasıl yozlaştığını, savunma makamının nasıl baskı altına alındığını görüyoruz. Kitap daha ilk sayfadan bize nasıl bir şehrin içine girdiğimizi gösteriyor. Jim Gordon'ın şehirde bir gün geçirdikten sonra eşinin hamile olmaması için dua etmesiyle, yoksulluktan uyuşturucu bağımlılığına ve suça sürüklenen, fuhuşa itilen çocuklarıyla şehrin ne kadar berbat durumda olduğunu daha da derinlemesine görüyoruz. Mazzucchelli'nin kasvetli çizimleriyle de birleşince gerçekten de Gordon'ın dediği gibi hiçbir umudu olmayan, iç karartıcı bir şehir tasviri iliklerimize kadar işliyor. İşte bu noktada da karşımıza bu karanlığa ve yozlaşmaya savaş açmış iki adamın hikayesi çıkıyor: Bruce Wayne ve Jim Gordon Bruce Wayne'in mücadelesi başka çocuklar da onun gibi olmasın diye verilen bir mücadele. Onun öyküsü aslında bir trajedi. Boğazına kadar pisliğe batmış, yozlaşmış bir şehirde bu pisliğin ve yozlaşmanın sebepleriyle savaşıyor ki başka çocuklar da ona dönüşmesin. Kitap, Bruce'un Batman olmasının nedenlerini ve bu nedenlerden kaynaklı öldürmeme ilkesini çok iyi anlatıyor. Yozlaşmış polisleri "muhtemelen aileleri vardır" diyerek kurtarması, hırsızlık yapan uyuşturucu bağımlısı çocuğun hayatını kurtarması... Yaptığı her hareket başka Bruce Wayne'ler olmasın diye. Kendisinin Gotham'daki çürüme yüzünden bu hale geldiğini(Alfred'in bir panelde ima ettiği gibi delirdiğini) bildiği için aslında bu çürümenin mağduru olan kimseyi öldürmüyor hatta ölmesine bile izin vermiyor çünkü ikinci şanslara, değişime inanıyor. Buradan hareketle de küçük suçlardan başlayarak 1 ay içinde çürümenin asıl kaynağına şehrin elitlerine çıkıyor ve çizgi roman tarihindeki en iyi panellerden biriyle Gotham'ı yiyip bitiren efendilere savaşını açıyor. Batman her zaman korkuyla alakalı olmuştur. Spider-Man mahallenin neşeli dostudur, Superman umudun ve insanlığın sembolüdür. Batman ise suçluların kalbine korku salan bir yaratıktır. Evet Gotham halkına umut olmuştur ama asıl amacı korku salmaktır. Bu tema da çizgi romanda mükemmel bir şekilde işlenmiş. Yine başka bir mükemmel panelde, Bruce'un camdan içeri giren yarasayı görüp "bir yarasa olmalıyım" demesi, arkasından uçtuğuna, korkunç sesler çıkardığına, pençelerinden zehir çıktığına, yarasaları kontrol ettiğine dair mitlerin çıkması ve bu mitler sayesinde suçluların daha onu görür görmez korkmasını okumak çok güzeldi. Aynı zamanda bir ilk yıl öyküsü olarak Batman'in toyluğunu ve hatalarını okumayı da sevdim. Kendini kontrol edemememesi, sürekli yaralanması, kötü dövüştüğü için yumruk yemesi ve zaman içinde mükemmelleşmesi oldukça gerçekçiydi. Son olarak kitabın belki de gerçek başrolü Jim Gordon'a değinerek yazılmış en iyi orjin hikayelerinden birinin incelemesini kapatmak istiyorum. Hikayemiz Gordon ile başlıyor ve Gordon ile bitiyor. Komiser Jim Gordon bize geçmişinde hatalar olan, hikaye boyunca da yanlışlar yapan ama ilkeleri ve idealleri olan karmaşık bir karakter olarak sunuluyor. Bu haliyle tek boyutlu bir yan karakter olmaması, derinlikli bir kişiliği olması harika. Kendisinin çok iyi bir dedektif olduğu için Batman'in gizli kimliğini çözmesi ve şantaja maruz kaldığında yozlaşmaya sessiz kalıp başını dönmek yerine yaşadığı ilişkiyi eşine anlatması karakterin derinliğini çok güzel anlatan detaylardı. Özellikle karakterin kötü bir eş olduğu için pişmanlık duyması ve kötü bir baba da olmamak istemesi o yüzden de çocuğunun büyüyeceği şehrin pisliğine göz yummaması oldukça etkileyiciydi. Gordon'ın zorunluluktan geldiği ve nefret ettiği bu şehirde kendi başına yozlaşmaya ve suça karşı bir savaş açtığını görüyoruz. Çocuğunun büyüyebileceği bir şehir yaratmak istiyor. Hikayemizin iki karakteri de çocukların güvenle yaşayabileceği bir şehir yaratmak için çabalıyor. Bruce bunu kendi çocukluğuna Gordon ise doğmamış çocuğuna borçlu. İkisi de hikaye boyunca bu zorlu görevin altından tek başına kalkamayacaklarını fark ediyor. Bu noktada Gordon'ın iç çelişkilerini görüyoruz. Batman'in bir suçlu olduğunu düşünüyor ama içten içe sorgulamaya başlıyor. Polislerin masumları öldürdüğü Batman'inse onları kurtardığı bir şehirde polis olmak ne demek, polisin birine suçlu demesi onu suçlu yapar mı? Bu içsel sorgulamasının neticesinde ve Bruce'un çocuğunu kendi hayatını ve gizli kimliğini riske atarak kurtarmasının ardından Batman'in bir suçlu değil tıpkı onun gibi bu şehirdeki yozlaşmaya karşı savaşan birisi olduğunu tamamen kabulleniyor. İkilinin artık birlikte çalıştığını gösteren panelimizle birlikte de modern çağın bu efsane destanı finale eriyor.
Çizgi Roman
Batman - İlk YılFrank Miller · JBC Yayıncılık · 2019465 okunma
·
98 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.