Bir insanın birine aşkını ilan ederken “Seni akıllıca, makul bir şekilde seviyorum,” dediği işitilmemiştir. İnsan çılgınca âşık olur (“Senin için deli oluyorum”), akıllıca değil. Bu, en azından şimdiye dek edebiyatta, şarkılarda, tiyatroda, operada ve mitolojide hep böyle olmuştur. Akla başvurmak, ancak aşk olmadığında akla gelir. Akıl ve duygu ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğu halde, ikisini birbirinden ayırmak suretiyle birinin (aklın) ötekine (duyguya) hükmetmesini sağladık. Böylece, bölüp yönetmemizi sağlayan totaliter ikilikler yarattık.