Gönderi

Bir Yansımanın Hikâyesi
Puan vermedi·184 syf.··
Beğendi
·
2025 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 16:10
Irmak Zileli’nin Şimdi Buradaydı kitabını okumaya başladığımda, daha ilk sayfalardan dikkatimi çeken şey bilinç akışı tekniğinin yoğun kullanımı oldu. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, dikkat ve odak isteyen bir metin. Çünkü konu bir anda başka bir yere atlayabiliyor; zaman ve mekân iç içe geçiyor. Bu yüzden okurken odaklanmak gerekiyor. Kitabın başlarında Birkan ile Yankı’nın terapi seansı dikkatimi çekti. Hangisi terapist, hangisi danışan? Baktığımda aslında Birkan da kendi geçmişiyle yüzleşiyordu Yankı’yı dinlerken. Seans dediğimiz şey, bir taraftan Birkan’ın kendi zihninin iç sesiyle konuşmasıydı. İlerleyen sayfalarda fark ettim ki, Yankı, Birkan ve Kaya’nın hayatlarında ortak bir nokta vardı: Üçünün de babaları aynı dönemlerde kaybolmuştu. O dönem, Türkiye’de insanların evlerinden alınıp kaybolduğu, yok edildiği bir dönemdi. Bu babasızlık, her birinin hayatında derin bir boşluk yaratıyor. Peki kim suçlu: anne mi, ortadan kaybolan babalar mı, yoksa nesilden nesile aktarılacak travmaların sebebini tetikleyen, gücünü acımasızca kullanan yönetim mi? Yoksa hayatları ellerinden alınan suçsuz insanlar mı? Evet, ödemişler ve ödemeye devam ediyorlar. Anneler tek başlarına kalıyorlar ve mücadele ediyorlar. Üstelik hepsinin erkek çocukları var. Çocukları bir birey olarak değil, bir “oyuncak” gibi merkeze alan anneler görüyoruz. Kaya’nın annesi biraz daha sağlam gibi görünse de, genelde bu anneler kendi travmalarını çocuklarına yansıtıyorlar. Bu durum, çocukların kişiliklerinin oluşumunda ciddi yaralar bırakıyor. Birkan aslında şifa dağıtan bir terapist gibi görünse de, kendisinin de şifaya ihtiyacı var. Kendi sorularına cevap bulamamış, hayatına ağırlığını koyamamış bir karakter. O da bir mağdur. Yankı kötülüğe daha yakın görünse de, Birkan da aynı döngünün içinde. Her biri birbirinin aynası gibi. Annelerin çocuklarına karşı tutumları, sonraki ilişkilerine de yansıyor. Yankı ve Birkan ikili ilişkilerinde de üç kişilik bir yapı içerisindeler: Evde hayalet bir baba, baskıcı bir anne ve onlar var. Bunun kökeninde hem babalarının kaybolması hem de annelerinin tavırları var. Anneleri dışında diğer kadınlardan kolayca vazgeçebiliyorlar. Büyükbabanın gölgesi de unutulmamalı: Yankı’nın evli ya da sevgilisi olan kadınları tercih etmesi, annesinin kardeşi tarafından elinden alınmış annesini “geri alma” isteğiyle ilişkili. Kardeşinin elinden annesini geri alma çabasını, kadınlar üzerinde tekrar ediyor gibi. Birkan’da da ikili ilişkilerde benzer bir durumu dikkatimi çekti.. Hep üç kişilik bir ilişki içindeler.. Yankı’nın annesinin travması da ona yansımış. Travmalar yalnızca bireyin değil, sonraki neslin de yükü haline geliyor. Bir kişi yaşadığı travmayı çözemezse, sonraki nesle aktarılıyor. Böylece hayal ile gerçek birbirine karışıyor. İnsan kendi en yakınlarına yapamadığını, sindiği konuları başkalarının üzerinde kolayca uygulayabiliyor. Bunun kötülük olduğunu bile fark etmiyor — Yankı’da olduğu gibi. Kitap ilerledikçe, Birkan ile Yankı’nın aslında aynı kişi olabileceği fikri güçlendi düşüncelerimde. Sanki ayrı vücutlarda tek bir hayat yaşıyorlar. Birbirlerinin yankısı gibiler. Finalde ise Yankı gerçek bir karakter değil miydi? Birkan’ın zihninde yarattığı hayali bir kişilik miydi? Kendinin yankısı ile mi seansları yaptı, yoksa kendi içinde bastırdığı kötülüğü, hıncı, öfkeyi Yankı üzerinden mi aklamaya çalıştı? Birkan kendisiyle konuşmuş gibiydi; sanki kendi hayat hikâyesiyle yüzleşmişti. Seanslar aslında kendi içindeki canavara karşı verdiği mücadeleymiş gibiydi; belki de öyleydi. Ve eğer mektup açacağıyla Yankı’yı öldürdüyse, aslında kendi içindeki canavarı öldürmeye çalıştı. Canavar olduğunu düşündüğü kişiliğini, karanlık yüzünü yok etmeye çabaladı. Yankı’yı öldürmek, kendi içindeki kötülüğü ortadan kaldırma girişimiydi. Sonuç olarak Şimdi Buradaydı, yalnızca babasız çocukların, yalnız kadınların ve kuşatılmış hayatların hikâyesi değil. Aynı zamanda bireyin kendi gölgesiyle, içindeki canavarla yüzleşmesinin romanı. Belki de Birkan’ın yarattığı Yankı, hepimizin içindeki yankının bir temsiliydi. Kitap Simyacıları Kulübü 'nün çekilişinden kazandığım kitaptı ki kazanmasaydım kimbilir ne zaman okuyacaktım... Yazar Irmak Zileli ile sohbet de harikaydı.. Kitap Simyacıları Kulübü 'ne hem kitap ve söyleşi için teşekkürler...
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,342 okunma
··
381 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Birlikte nice okumalarımız olsun 🙌
Fatime Tülübaş
Gönderi Sahibi
İnşallah 🩶🌸 olacağına inanıyorum