Gönderi

Bu prense bayılacaksınız!!!
10/10
·276 syf.··
2025 34. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 01:08
Bu kitaba güzel, hak ettiği gibi bir inceleme yazmak istiyorum. Çünkü benim için bir milat kitabı oldu diyebilirim. Nereden başlayacağımı da bilmiyorum. Heh, durun bi notlarıma bakayım, ehehe :) Evet, şöyle not almışım; Tanrılar. Tanrılar, fantastik evrenlerde çok çok önemli bir kavram. Zira, fantastik bir evrendeki karakterlerin iyi-kötü, adaletli, merhametli, maharetli, güçlü yani kısacası sizin aslında kim olduğunuzu belirleyen çok önemli bir detay. İnandığınız tanrı size güç, karakter ve duygular kazandırıyor. Misal, savaşçı bir tanrıya inanan bir karakter, güçlü, yılmaz bir asker; adalet tanrısına inanan biri merhametli bir paladin; zanaat tanrısına inanan biri, keskin bir kılıç dövecek, örsünde harikalar yaratacak bir demirci olabiliyor. Hatta olabiliyordan da ötesi. Eh, hazır tanrılar demişken kitabın konusuna da küçücük bir değinelim; Tanrılar müthiş bir çekişme içerisinde ve iyilik ile kötülük çarpışmak üzere. Avatar üçlemesini ( Karanlık Vadi Tantras Derinsu ) okuyanlar hatırlayacaktır, tanrılar bir nedenden dolayı büyük gücün gazabına uğruyor ve dünyaya sürülüyor. Ve olaylar nihayete ererken çok çarpıcı bir şeyler oluyor. Bu çarpıcı şeylerin devamında, 10 yıl sonrasında bu kitapta tanrılar kendi köşesine çekilmiş "mutlu mesut yaşarken" ( :P ) Yalanlar Prensi, Nifak ve Ölüm Tanrısı ortaya fitne fesat sokmaya çalışıyor. Ayy, spoiler vermemeye çalışırken ter attım ehhehe. Araya mutlaka eklemem gerektiğini düşündüğüm bir bilgi; bu kitap kesinlikle Avatar Serisi'nin devamı ve hatta bence net dördüncü kitabı olmalıydı. Ancak seriden bağımsız bir kitap olarak değerlendirilmiş. Avatar Serisine yazdığım incelemeleri sırasıyla okuyacak olursanız; Karanlık Vadi #282918642 Tantras #283457801 Derinsu #283819564 tempo giderek artıyor, müthiş bir hikaye ve müthiş bir son okuyorduk. (Hele Derinsu'ya yazdığım incelemede öyle şeyler söylemişim ki :D ) Bu artan tempo, bu kitapta arşa çıkıyor. Ne diyorduk, heh, tanrılar; Kitapta iyi, kötü ve nötr dengesi o kadar güzel işlenmiş ki, bayıldım. Hele bir de bu dengeyi tanrıların gözünden okumak, onların aldığı tavrı, her tanrının görev tanımına göre hikayeye yaptığı ya da yapmadığı katkıyı görmek, beni mest etti. Hatta yer yer düşündürdü; Fantastik kurgu içinde felsefik yaklaşım bulmak pek olacak iş değildir. Kılıçlar şıngırdar, kalkanlar parçalanır, kaleler fethedilir, ateş topları, teleport büyüleri havada uçuşur birileri doğar, birileri ölür. Eh, günün sonunda (ya da kitap sonunda ehehe) kötüler kaybeder, iyiler kazanır. Kitaplarda okuduğumuz her karakter, macerada bir işin ucundan illaki tutar. Bir şehrin kapısında bekleyen bir asker giriş için size zorluk çıkartır, tavernada bira maşrapanızı dolduran garson size bir bilgi verir, ormanda karşılaştığınız bir goblin sizi, maceranızı bambaşka bir boyuta sürükler. "Yahu biz Achelya'nın yakutunu arıyorduk, ne ara İbristan'ın korsanlarıyla savaşır olduk" dersiniz. Değil mi? Bu kitapta tanrılar (tamam tamam hepsi değil ama bir kısmı), "Kötüler kapımıza dayandı, orduyu topluyoruz" dediğinizde "Beni ilgilendirmez, benim sorunum değil" diyebiliyor. Haa! NE? Nasıl ya? İşte şöyle; DİKKAT MİNİK SPOILER OLACAK BİLGİLER! İki paragraf sonra spoiler tehlikesi geçecek :) Sanat tanrısına gittiğinizde "Evet biliyorum, ama kötülük henüz bir heykele, bir şiire zarar vermedi, bir resmi parçalamadı. Üzgünüm bu yüzden bu savaşta bir taraf olamam" diyebilir; Hatta, tarih ve bilginin tanrısına gittiğinizde "Yoo, gayet de bu savaştan memnunum. Bana yazacak bir tarih veriyor. Bu savaşta bu yüzden bir taraf olamam" diyebiliyor. SPOILER TEHLİKESİ GEÇTİ HADİ YİNE İYİSİNİZ! Ee, ben nereden kendime yandaş bulacağım? Kötüyle nasıl savaşacağım? Kitaba başlarken yazarına hiç dikkat etmemiştim. James Lowder daha önce bayıla bayıla okuduğum Ejderha Mızrağı evrenini Ravenloft evreniyle bağlayan Ravenloft - Kara Gül Şövalyesi ve Kara Gül'ün Hayaleti kitaplarını yazan arkadaşmış. Ve kitapların türü fantazi korku olarak geçiyor. Hımm, eee? :) İncelemeleri: Ravenloft - Kara Gül Şövalyesi #260745707 Kara Gül'ün Hayaleti #260746221 (incelemeleri okuyanlar için: evet Ravenloft serisinin Vampir Lordu Strahd'ın kitaplarını da aldım ehhehe) Yazar James Lowder'ın inanılmaz bir karanlık tarafı ve kötücül karakter yazmak konusunda inanılmaz bir becerisi var. Minik bir araştırma yapınca, her ne kadar Türkçe basılmamış olsa da bir sürü kitabı, bir sürü karanlık karakteri yazdığı kitaplarıyla karşılaştım. Unutulmuş Diyarlar'a acayip katkısı olmuş. Eh biz okuyamadık, bari çocuğumuz okusun! (yok ya, o, bu değildi. konular karıştı ehhehe) Sıkı da bir FRP oyuncusuymuş. Heaa, şimdi oldu. :D Ne diyorduk; Heh tanrılar; Ya neyse lafı çok fazla uzattım. Kenar köşede kalmış, Unutulmuş Diyarlar evreninin küçük, minicik bir hikayesini bile kimse okumamış. (18 okunma püü reziller :P ) Kalkıp, kitap gibi döşenmiş bu incelemeyi kim okusun ehhehe. Tamam tamam, hadi toparlayalım; Kitap, on üzerinden 11 puanı hak ediyor. Müthiş bir kitap. Acayip tempolu, "dur şimdi ne olacak bakalım" derken hoop bir ters köşe, kan gövdeyi götürürken, kötülük iyiliğe işkence ederken, ahh, ahhh... Kitabın sonu müthiş :) valla yalan söylemeyeceğim, minicik, küçücük bir göz yaşı bile döktüm. Ve hemen sayfayı çevirdiğimde de "hobaaaa, hikaye bitmemiş ya laa" :D Oyy, oyy. Bak ne diyorum; İşi gücü bırakın. Bu kitabı mutlaka okuyun. Ama önce bi Avatar Serisini okumak da lazım sanki. Eh Avatar Serisi'ni okumak için de önce bi Unutulmuş Diyarlar evrenini okumak lazım. Ehhehe. Ya işte. Unutulmuş Diyarlar böyle bir evren :) Sevgiler.
Yalanlar PrensiJames Lowder · Arka Bahçe Yayınları · 200418 okunma
·
155 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.