Hayatım senaryo, hayatım roman ,hayatım film,hayatım yetim...Ben Mehmet Ercan...Hawızbini aşiretinden Ercanların en büyük torunu, "Ercanların yetimi".Çekirdek ailenin son çekirdeğinin ağızda bıraktığı o acı tat...Her hikayenin içinde ben, gerçek hikayenin başrolü ben.Çocukluk çağından kırk yıl sonra dahi " senin için..." diye başlayacak olan cümlelerin muhatabı ben..."
Karakterimizi tanımlayan bu cümleleri seçip aldım kitabın farklı kısımlarından; size de az biraz tarif edeyim diye...
Yazarımız ; kendi ağzından kendi hayatını anlatıyor kitapta.Öyle duygu yüklü cümleleri var ki burnumun direğini sızlatan , gözlerimin dolu dolu olmasına sebep olan...İnsan diyorum; nasıl böyle cümleler kurabiliyor.Nasıl tek bir cümle ve hatta bazen bir kelime ile yüreklere dokunabiliyor...Anlaması güç ama okudukça anlıyorum.Şimdi yazarın şiirlerini, internette karşıma çıkan videolarını , sözlerini...şimdi çok daha iyi anlıyorum.Ve biliyorum ki insan böyle ağır şeyler yaşamamış olsa yazamaz bunları.Yüreği yara alınca , içine kapanınca daha da bir içine açılıyormuş demek.
Daha 2 yaşında iken babasını kaybetmesi ile başlıyor hayat ile mücadelesi ve birçok acı olay geçiyor başından.İstanbula gelişi, çocuk yaştaki çalışmaları, ilk kez radyo programı yapması ve sonra gazetedeki çalışmaları derken hayatını akışa ve Allah'a bırakan Mehmet Ercan'ın yaşamına tanıklık ediyoruz.
Dünya ; kalıcı bir yer değil kabul ediyor ve inanıyoruz.Az biraz bakınıp, temennimiz bir iz bırakıp göçüp gideceğiz.Ve hayat içinde bizi meşgul eden şeyler olacak ve bazen zorlayan.Bazen bir şeylere yetişirken bir şeylere geç kalacağız , içimize bir yumru gibi oturacak bu geç kaldıklarımız ve kaçırdıklarımız...
Hayat hepimizi bir sınava sokacak ve bu sınavda herkesin kitapçığında bir ukde çıkacak, kimi zor kimi daha