·288 syf.····Okunma: 28 Mart 2018 08:04 Yazarla ilk tanışmam ennn sevdiğim akademisyenanne sayesinde oldu. Çünkü ikisi sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla kankalar :) Okuduğum ilk kitabı “Erkek Beyni Kadın Beyni” de en az “Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum” kadar cezbetmişti beni. Yazarın her iki kitabı da kendine has üslubuyla sohbet havasında geçiyor. Yani kitabı anlamlandırmak için sağlıkla ilgili bir bölüm okumuş olmaya gerek yok :) Yazarın günlük hayattan, popüler müzik gruplarından, dizilerden verdiği örneklerle anlamlandırmak hiç de zor değil. “Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum” şimdiye kadar varlığından haberdar bile olmadığım “mikrobiyota” konusuna karşı farkındalık uyandırdı. Aslında vücudumda sahip olduğum hücrelerimin 10 kat daha fazlası kadar mikroorganizmalar olduğunu ve ne yemek istediğimi, nerde ne zaman ne yapmak istediğini aslında onların yönettiğini, eş seçimine kadar verdiğim ve vereceğim tüm kararlarda bu minnoş yapıların etkili olduğunu öğrendim. “Ne yersen O’sun” diyor yazarımız. Sağlıklı bir sinir sistemine sahip olmanın yolunun sağlıklı bir mikrobiyataya sahip olmaktan geçtiğinin farkındayım. Beyin ve bağırsak arasındaki mükemmel ilişkiyi şaşkınlıklar içerisinde okurken belki de bundan sonra yiyeceğim besinler konusunda radikal kararlar aldım. Umarım yazarın dediği gibi nöronlarım içerisine bu bilgiler iyice çıkmamak üzere yerleşir ve hayatım boyunca vücudumda aslında yalnız olmadığımın, ne kadar iyi bakarsam o kadar sağlıklı kararlar vermemi sağlayacak olan mikrobiyatamın olduğunun her daim farkında olurum:) keyifli okumalar ;)