·176 syf.····Okunma: 04 Eylül 2025 17:47 Kalemiyle tanışmakta çok geç kaldığım bir yazar Sezai Karakoç.
Eserlerini daha önceden nasıl okumam diye kendime kızmadan edemiyorum.
Birçoğumuz belki de onu daha çok "Monna Rosa" şiiriyle tanıyor ve biliyor olsak da aslında o da Mehmet Akif gibi İslami kimliğiyle tanınan büyük bir mütefekkirdir.
Ve onun islami kimliği “Diriliş” kavramı ekseninde döner.
1960 yılında çıkardığı "Diriliş" dergisiyle ve yazdığı "İslam'ın Dirilişi" "Ruhun Dirilişi" "Diriliş Muştusu" ve "Diriliş Neslinin Amentüsü" eserleriyle "Diriliş Felsefsini" sürekli ele aldığını da burada görebiliyoruz.
Peki Sezai Karakoç için "Diriliş" kavramı veya "Diriliş Felsefesi" neden bu kadar önemli?
Ona göre “Diriliş” ümmetçe bir yeniden doğuştur. Bu yeniden doğuş İslamın doğduğu çağa yani saadet asrına dönüşle mümkündür. Bu dönüşümü sağlamada sanata ve sanatçıya çok iş düştüğünün bilincinde olan Karakoç, şiirlerinin ve yazılarının çoğunu bu doğrultuda kaleme almıştır.
Okuduğum bu ilk kitabıyla beni kendine hayran bırakan Sezai Karakoç'u anlatmak, anlatabilmek inanın mümkün değil, haddim de değil.
O yüzden siz de çok daha fazla geç kalmadan Sezai Karakoç'la ve onun mükemmel kalemiyle tanışmalısınız.
Size kesinlikle iyi gelecektir.