Eylülde her şey bir başka oluyor
5/10
·365 syf.··
2025 45. kitabı
Lise yıllarında edebiyat tarihimizdeki ilk psikolojik roman olduğunu öğrendiğimiz bu kitap gerçek anlamda karakterlerin psikolojisini öyle anlatmış ki hak vermediğiniz, böyle bir şeyi bir insan nasıl yapar dediğiniz anda bile yapan kişilerin aklından ne geçtiğini, psikolojilerinin ne halde olduğunu en ince ayrıntısına kadar okuyabildiğiniz için anlamlandırabiliyorsunuz. Ve bence bu kitapta yazar biraz toplumsal normları da eleştirmis. Aşk evli bir kadın ile kadının kocasının arkadaşı arasında yeşeriyor. Nereden bakarsanız bakın uygun olmayan bu durum kitapta acısıyla tatlısıyla anlatılmış. Üstelik yazarın sayfalar arasında hissettirdiği hafif feminist cümleleri de var. Kadın karaktere kendi önemini sorgulattığı bölümde kadın olarak her şeye boyun eğdiğini ve biraz isyana ihtiyaç duyduğunu düşündürtmüştü. Beni en etkileyesahne Suat'ın Necip için Süreyya'nın göğsüne yatıp ağlamasıydı. İçim Süreyya için burkuldu. Kitabın sonu ise mutlu son olamayacağı apaçık belli şekilde bitti. Zaten o ikili adına mutlu son yazmaya çalışmak demek bazıları için en kötü son olacaktı. Kitabın içerisinde sürekli ama sürekli ölümü hatırlayan Suat'ı bulana kadar daima ölümü arzulayan ve birlikte olamayacaklarsa en azından beraber ölebilmeyi dileyen Necip'in hayal ettiği sona kavuştular. Benim için çok da kötü bir son değildi. Süreyya karısı için üzülecek ama ihanete uğradığını asla bilmeyecek, Necip ve Suat aşklarını gizli yaşamaktan kurtulup birlikte ölme arzusunu yaşadılar. Benim için bu iki husus önemliydi. Eylül, yani hüznün ayı kitaptaki herkesi koca bir hüzne boğup bazılarına bir nefes alma şansı bile vermedi. Eylül Mehmet Rauf
EylülMehmet Rauf · İnkılap Kitabevi · 201750bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.