Gogol’un Kasvetli Şehir Albümü
8/10
·153 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2025 00:00
Nikolay Gogol’un Petersburg Öyküleri’ni okurken kendimi sanki bir şehir turunda buluyorum ama sanki tur rehberi depresyona girmiş. Sokak sokak gezdiriyor, ama “bakın burası ünlü köprü” yerine “burada insanlık çöker, burada hayalleriniz biter” diyor. Petersburg artık sadece bir şehir değil benim için başlı başına kasvetin ta kendisi. Öykülerde de aynı kasvet var. Kimi bürokrasiye takılıyor ve ruhunu kaybediyor, kimi hayallerinin peşinde deliriyor, kimi de hiç fark edilmiyor. Nikolay Gogol öyle bir anlatıyor ki okurken durup kendi kendime “Acaba ben de bu şehrin fon gürültüsü müyüm?” diye sormadan edemedim. Kitabın içinde en çok konuşulan ve tabi ki de en meşhur Palto öyküsü var. Zaten edebiyat dünyası topluca karar vermiş: “Hepimiz Nikolay Gogol’un Palto’sundan çıktık.” Güzel laf tabi. Ben de dedim ki, “o palto bana da dokunmuş olmalı.” Çünkü bir arkadaşım zamanında bana ayrıca Palto kitabını hediye etmişti. Hediye paketini açınca kendi kendime “Oha, bu kadar kasveti bana mı paketledin?” dedim. :) İncecik görünüyor ama, içinden koskoca bir ağırlık çıkıyor. Bildiğin kış depresyonu gibi. Ama diğer öyküler de kesinlikle ondan aşağı kalır değil. Mesela birinde adam burnunu kaybediyor. Evet, burnunu! Ben bunu okuyunca hem güldüm hem de kendime biraz acıdım. “Benim burnum bir sabah kalkıp kaybolsa? Gitse Starbucks’ta kahve içse, instagram hesabı açsa? Büyük ihtimalle benden daha çok takipçisi olurdu. :) Saçma geliyor ama işin özünde hayatın bütün absürtlüğü var. Kitap boyunca hissettiğim şey şu oldu: Petersburg sokaklarında gezen karakterler aslında bir bakıma biziz. Nikolay Gogol öyküleri yazarken resmen şehir depresyonunun kılavuzunu çıkarmış. Paltoya sarınıp hayatta kalmaya çalışan, bürokrasinin içinde ezilen, bir yandan da “ya benim varlığımın anlamı ne?” diye soran bizler. Memurlar, dilekçeler, mühürler… Okurken kendi kendime diyorum ki: “Aa, bu benmişim. 19. yüzyıl Rus memuru da dertliymiş, ben de…” Evrensel bir acı var işte. Kısacası Petersburg Öyküleri benim için kasvetle absürdün evliliği gibi. Okurken bir yandan “Aman Tanrım, çok ağır” diyorum, bir yandan da bırakamıyorum. Sonuçta kendime bakıyorum… Paltom var mı bilmiyorum ama en azından burnum hala yerinde. Buna şükrediyorum. :)
1000Kitap
Petersburg ÖyküleriNikolay Gogol · Everest Yayınları · 201138,5bin okunma
·
68 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.