Puan vermedi·56 syf.··
2025 137. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 12:09
Bu kitabı neden okuduğum net. Ezber yapıyorum ve tabii ki zorlanıyorum. Neden ? Çünkü ben alışmışım okuduğumu direkt anlayıp arka loba atmaya. Zor, zor ; benim için zor. Ama alışıyorum yavaş yavaş, yani ben bir kaç yıl öncesine kadar duhadan aşağısını bile ezbere bilmeyen biri olarak bence kendi gelişimimi takdir edebilirim. Şimdi en azından bir sayfayı öyle korkunç bir şey olarak görmüyorum. Artık kıyamet kopsa Yasin kafamın içinde Mülk beynimde ve inşallah nicesi olur. Tabii ki hepimiz hıfz için yetiştirilmedik. Şans mı değil mi bunu takdir edemem. Gözlerimin gördüğü şeyleri düşününce bence benim bir sayfa değil, bir ayet dahi ezberlemiş olmam mucize. Hiç de abartmıyorum. Ezberlemek her zaman sevdiğim bir şeydi, küçükken babam abimle ikimize takvim yaprağını bırakır işe gider, akşamında takvimin her noktasından sınav ederdi. Sonuç tabii ki ezberlerdik. Ama asla önüme Kur'an almışlığım yoktur, belki de iyi bir şeydir benim gibi biri için, onu da Allah bilir. Bilmiyorum. Sadece eskiden korktuğum gibi korkmuyorum, kendi tecrübemi şöyle aktarayım; kilit kelime ezber değil, düzgün okuyuş. Okuduğunu sanmak gibi bir gaflet de mevcut. Bu konuda kendime de kimseye de acımam. Bu Türkçe konuşan İngiliz sempatikliği gibi bir şey olmuyor. Harfleri düzgün çıkarabilmeyiliyiz. Bu kadarını yapabilmeliyiz. Her şeyini yapabilmeliyiz. Yapılabileceğini biliyorum. Ve hiçbir eksiğimi kabullenmiyorum. Bugün değilse bir gün olur. İnşallah olur. Ya. Tek bir harfi için neler vaadedildiğini bile kestiremiyorum bu aklımla. Bence her bir harfi hisseederek çıakrdığımız için biz çok şanslıyız, akıp giderken kaçırabiliriz lezzetini çünkü . Müthiş bir olay. Yani. Okuyuş ne kadar düzelirse ezber o kadar hızlanır. Net. Herkes okuyabiliyor biliyorum, kastettiğim o değil. Hele hele. Tek işi bu olan. Yada bir şekilde tüm varlığıyla bunun içinde olan hiç kimsenin bazı hatalarını öylece kabullenmek gibi bir lüksü olamaz. Ben yanlış yapabilirim. Onun sayesinde bu işin farzı üzerimden kalkıyor. AMA o yapamaz. Lütfen yapmasın. Bu işi dört dörtlük yapsın. Kim olursa. Çünkü bu ihtiyacı karşılayacak kadar hafızın bulunması, ümmetin genel bir sorumluluğu (farz-ı kifâye). Ancak her bir Müslümanın tek tek hafız olması zorunlu değil (yani farz-ı ayn değil). Mükafatı zaten Allah'tan. Tüm hadisleri ezbere bilmiyorum tamam ama kitapta şöyle bir ifade geçiyordu, anlamadığım için arattım; "afta hatanın, cezalandırmada hata etmekten daha hayırlı olduğu" Afta hata etmek yani belki layık olmayan birini affetmek, hak etmeyen birini cezalandırmaktan iyidir gibi anladım. Aradım taradım ama bulamadım, en yakın aşağıdaki hadisi buldum; عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: "أَقِيلُوا ذَوِي الْهَيْئَاتِ عَثَرَاتِهِمْ إِلاَّ الْحُدُودَ" "Âişe'den (radiyallahu anha) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: 'Şerefli ve itibarlı (makam sahibi) kişilerin sürçmelerini (hatalarını) bağışlayın, ancak hadler müstesna.'" Yakın da değil de işte. Başka bir şey bulamadım.
Edebiyat
Hafızlık RisalesiOsman Eğin · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 201463 okunma
·
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.