Puan vermedi·384 syf.····Okunma: 30 Eylül 2025 21:00 “Zaferin bin tane babası vardır; ancak mağlubiyet yetimdir.” diye başlar anlatmaya emekli askerimiz Süleyman Duman, gerek görev icabı gerekse saha araştırması için Kütahya-Eskişehir Savaşlarının olduğu coğrafyayı karış karış gezer, gözlem notlarını alır, şehitlerimizin yer tespitine çalışır. Aldığı bu notlarla bu eserini ortaya koyar.
Yunan askerleri Anadolu işgaline İzmir ile başlar ama hem İngilizler gibi dış güçler hem de içimizdeki hainler nedeniyle de ilerlerler. Kuvayı Milliye güçleri yetersiz kalır, düzenli ordu kurulmuştur Batı Anadolu’da, ancak ordunun ne silahı tamdır, ne de kıyafetleri, hatta matara ve süngüleri dahi yoktur. Bu haldeyken vatanı Yunan mezaliminden korumak için Atatürk’ün önderliğinde İsmet İnönü’nün yönetiminde Yunanlıların taarruzlarına karşı koymaya çalışır askerlerimiz. Bizde bölgenin haritaları yokken, Yunanlılarda vardır haritalar. Haliyle savaş esnasında bölgenin avantajını kullanamayız, yer yer hata da yaparız. Yunanlılar tüm orduyu Rus-Japon savaşında olduğu gibi imha etmeye çalışırlar, ancak “Sarışın Kurt” anlar niyetlerini ve orduyu Sakarya doğusuna çekerek elde tutar askerlerimizi ve Büyük Taarruzda Yunan ordusuna “çevirme öyle olmaz, böyle olur” der ve Yunan ordusunun çoğunluğunu imha eder.
Kitapta yer isimlerinin ve askeri isimlerinin çokluğu bir zaman sonra yoruyor, yazar kimi yerde akademik anlatıma yakınken kimi zaman da roman tarzında anlatıyor olayları. Haliyle bu konularının meraklıları için güzel bir eser, ama meraklısı olmayana okumak biraz güç gelebilir.
Ben ibretle okudum ve herkesin okumasını isterim.