Ayna çoğun zaman yanımızda taşıdığımız , duvara astığımız , bazen geçerken bir anda kendimizi gördüğümüz obje olmanın çok ötesinde olabiliyor. Birkan Bey de burada aynasını hasta olarak karşısına oturtuyor bilmeden. İç içe geçen benlikler , anne - çocuk ilişkisi , baba figürünün varlığı yokluğu hem kendisi için hem çocuk için nerelere kadar uzanıyor , kaç kişinin hayatını etkiliyor ve ne kadar çok ortak acılar yaşanıyor farklı evlerde. Yazarın ilk okuduğum kitabıydı. Dikkatli ve zihin talepli bir okuma günleri ile bitti kitap. Bittikten sonra halıya boş ve uzun baktıran türden . Kendi kendimi bu doğru mu , bu gerçek mi sorularıyla baş başa buldum. Düşündürücü , zihnin hem sevip hem de onu zorlamasından dolayı zorlandığı bir boşluk . Şiddetli tavsiyeye yakındır. Keyifli okumalar.