Kitapta erken yaşta ana babasını kaybedip daha sonra erken yaşta evlenip boşanmak zorunda kalan Muhsine hanımdan bahsediliyor. Muhsine hanım boşandıktan sonra bir süre iş arasa da bulamaz bu durumda ona Ayşe hanım perili olduğu iddia edilen İstanbul a oldukça ters bir konumda olan bir yere hizmetçi olarak götürür. Muhsine buraya geldiğinde diğer çalışanlar tarafından buranın perili inli cinli bir yer olduğu söylenir. İlk geceyi bu korkularından dolayı geçiremez. Bu ilk gece aynı zamanda hayvanların anırdığını ve kişnediğini duyar. Daha sonraki geceler yine böyle devam eder. Günler geçtikten sonra bir gün muhsine hanımın kapısı camı kitli odasından yüklük kısmında bir anda cin(!) çıkar. Cin ona aşkını ilan eder. Muhsine onun gerçek bir insan olmadığını düşündüğü için aşkını reddeder. Aynı zamanda cinin söylediğine göre kendisi Hasanın perisidir. Muhsine sabah direk hasanı bulur onunla konuşur hasan ona onun cininin geldiğini anadan üryan gözüktüğünü söyler. Muhsine kendi cinine sövdükten sonra kendi başına gelenleri anlatır. Ertesi günün akşamı muhsine uyumaya çalışırken hasan kapıyı çalar ve içeri girer. Daha sonra kapıcı Şevkinin cini(!) odaya girer muhsineye ahlaksızca şeyler teklif eder. Muhsine hepsini reddeder. En son hasan dayanamaz ve şevkinin cini ile kavgaya tutuşurlar. Şevkinin cini diğer 4 arkadaşını çağırır ve hasanı yük kutusunun içine çekerler. Ertesi gün hasanın öldüğü rivayeti yayılır. O gün muhsine oldukça sinirlenir öldüğünü duyunca kendi de ölmek ister. En son gece salonda tüm kadınlara yasak olmasına rağmen başbaşa uyumayı teklif eder. Gece olur herkes salonda toplanır. Bir anda gulyabani gözükür. Gulyabani ev ahalisini tehdit etmeye çalışır. Bu sırada hasan görünür ve kalkıp yenilmez gulyabiniyi vurur. Daha sonralarında gulyabani ve cinlerin aslında birtakım düzenbaz insanlardan ibaret olduğunu, bunların aslında kitap boyunca deli olduğu iddia edilen kadını delirtmek için yapılan komplolar olduğunu, bu işin o kadar abartılıp çeşitli sahte depremler vb. olayların olduğunu hasan anlatır. Şevki bey ve diğerlerinin cin olduğunu iddia ederek kadınlarla bir takım cinsel ilişkilere girmeyi çalıştığını ve hatta iki kadını öldürmüş olabileceğini anlatır. Kadını delirtmek için ortaya bir takım cin tekerlemeleri atıp bunlardan sınav edildiğini de anlatır. Kadını deli göstermenin asıl amacı ise kadının kardeşlerinin mirasa çökmek istemesidir. En sonunda kadın bunları duyduktan sonra Hasana bütün mal mülkünü teklif eder. Hasan ise kendisine Muhsinenin verilmesini ister. Hikayenin sonunda Muhsine Hanım yaşadıkları hakkında bazı detaylar verir ve ikinci bozasını içerek hikayeyi noktalar. Ben kitabı çok beğendim. Hüseyin Rahmi Gürpınar ın bu kitabına 10 üzerinden 10 veriyorum...İyi okumalar...