İlk defa Herman Hesse okudum
Ve sanırım onun dünyasına adım atmak, sessiz ama derin bir nehirde yüzmek gibi…
Sakin görünüyor ama içinde fırtınalar gizli.
Masallar, adından çok daha fazlası.
Her hikâyede bir parça insan, bir parça hayat, bir parça da ben vardı sanki
Kimi sayfada çocuk gibi gülümsedim, kimi sayfada satırların ağırlığı omzuma oturdu…
Hesse’nin kelimeleri basit ama anlamı kat kat — her cümlede bir “dur ve düşün” daveti var
Benim için:
Hesse ile tanışmak kalbimin tam ortasına bir not bırakmak gibi.
Bazı hikâyelere bayıldım, bazıları biraz uzak geldi ama her biri iz bıraktı.
Dingin, derin ve biraz melankolik bir okuma oldu.
Puanım: 8/10
İlk buluşmamızdı ama son olmayacak
Hesse’nin masalları, “okumak”tan çok “hissetmekle” ilgili.
Gerçekle düş arasındaki çizgide yürürken, insan kendi iç sesini bile duyuyor
---
Bazen kitaplar bizi başka dünyalara götürür, bazen de içimizdekini fısıldar...
Hesse tam da bunu yapıyor