·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Ekim 2025 18:12 Kitabın adı, "Cinnet" (delirme) ve "Mustatil" (dikdörtgen) kelimelerinin birleşiminden oluşarak, yazarın ruh halini ve bulunduğu dar, bunaltıcı mekânı çarpıcı bir şekilde ifade eder. İsmi üzerine yakışan bir eser nitekim geçirdiği ruhi burhanı, ızdırabı, çileyi eserine nakış nakış işlemiş hatırat ve günlük türünün çok ötesine geçen, derin bir ruh tahlili metnidir. Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in sık sık hapse girmesiyle geçen çileli hayatının bir özeti olan bu kitap,fikri mücadelesini değil, doğrudan doğruya iç dünyasındaki çalkantıları merkeze alır ve hapishane duvarları arasında sıkışan bir ruhun bunalımı ele alır.
Eserin üslubu açık ve akıcıdır,yer yer kelime hazinesine katılması gereken kelimelerle ihata edilmiştir.
Dönemin siyasi olayları Necip Fazıl'ın kaleminden süzülmüş ve Osman yüksel Serdengeçti yazarımızın dostluğuyla nefes alabilmiştir.
Nitekim
Kitabın en çarpıcı bölümlerinden biri, yazarın 1960 darbesi döneminde yaşadıkları ve özellikle Adnan Menderes’in idamına dair tanıklıklardır. Kısakürek, bu anıları bizzat idam sırasında yanında bulunan askerlerden dinlediği şekliyle aktarır. Bu kısım, sadece kişisel bir hatıra değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın tarihine düşülmüş, tüyleri diken diken eden, dramatik bir nottur. Siyasi çilenin ulaştığı son noktayı, kendi davasıyla birlikte omuzladığı bir liderin kaderi üzerinden okuyucuya hissettirir.
Okuyucuya yalnızca geçmişin acı bir hatırasını değil, aynı zamanda zorluklar karşısında inancın ve sabrın gücünü de aktarır.
Necip Fazıl'ı anlamak, onun felsefi derinliğini ve davasına olan bağlılığını idrak etmek isteyenler için mutlaka okunması gereken bir eserdir.