Sinan Akyüz bu kez bizi savaşın ve zulmün gölgesinde büyüyen bir çocuğun, Amir’in hikâyesine götürüyor. Gerçek olaylardan esinlenilerek kaleme alınan bu roman, hem insanın içini acıtıyor hem de insan kalabilmenin ne kadar zor ama kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Bosna Savaşı’nın karanlık yüzünü bir çocuğun gözünden okumak, savaşın sadece silah değil; iz bırakan bir travma olduğunu tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Yer yer dayanması zor ama bir o kadar da sürükleyici, etkileyici bir hikâye.
Gerçekler kadar kurgu da olsa, Ben, Amir unutulmayacak bir yüzleşme..