·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ekim 2025 22:05 Okuma tecrübem arttıkça, çizgi romanlara olan merakımın da giderek büyüdüğünü fark ediyorum. Artık okumaktan büyük keyif aldığım bir tür hâline geldi. Bu kez yolum, Timothé Le Boucher’in Kaybolan O Günler adlı çizgi romanıyla kesişti. Hikâye, sıradan bir hayatın içindeki görünmez çatlakları anlatırken bizi dissosiyatif kimlik bozukluğunun karmaşık dünyasına götürüyor.
Başkarakterimiz Lubin bir akrobattır ve bir gün gösteri sırasında geçirdiği kaza, tüm hayatını geri dönülmez biçimde değiştirir. Her sabah uyandığında bir önceki günü hatırlamaz. Bir kimliğin kendi içine kıvrıldığı, hafızanın ve benliğin bulanıklaştığı karanlık bir labirentte, insanın geçmişine ve bilinçaltına duyduğu korkunun yankıları duyulur. Belleğin güvenilmezliği, kimliğin değişkenliği ve “ben” dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğu, çizimlerle adeta somut bir hâl alır.
Psikolojik gerilimin yüksek olduğu, merak duygusunu sürekli canlı tutan, son derece sürükleyici bir metin. Çok sevdim.