Gönderi

Uçurtmalar – Aşk, İnsanlığın Direnme Biçimidir
7/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 18:04
Bazı kitaplar, seni okumazdan önce çoktan seni bilir. Uçurtmalar da benim için öyleydi. Sayfalarını açmadan önce bile içinde bir rüzgâr vardı; tanıdık, çocukluğumdan kalma bir esinti. Belki bir mavinin hatırası, belki de birini sevmekten hiç vazgeçmeyen tarafımın sesi. Romain Gary, savaşın ortasına bir aşk bırakmış; ben o aşkın etrafında dönüp duran bir gölge gibi hissettim kendimi. Bu kitap bana aşkın bir “duygu” değil, bir varlık biçimi olduğunu hatırlattı. Sevdiğin birini kaybetmek, aslında onun yokluğunda da yaşamayı öğrenmekmiş. Ludo’nun Lila’ya olan sevgisinde bulduğum şey, bir kadına duyulan özlem değildi sadece; hayata, insana, iyiliğe tutunmanın bir biçimiydi. Aşk burada bir sığınak değil, bir sınavdı. Ve bazen, insan birini sevdiği için değil, o sevgiye hâlâ inanabildiği için hayatta kalıyordu. Gary’nin cümleleri, sessizlikle yazılmış gibiydi. Bazı kelimeler o kadar ağırdı ki, onları okurken içimde bir yankı oluştu. Aşk, orada bir itiraf değil, bir direnişti. Birini sevmek, onunla yaşamak değil; onun varlığını savunmaktı. Savaşın, kaybın, karanlığın ortasında bile kalbinde bir “mavi” saklamaktı. Ve ben o maviyi bulmak için bu romanı yavaşça, defalarca okudum. Gary’nin dünyasında hiçbir duygu tam değil. Ne aşk tamamlanıyor, ne umut bitiyor. Her şey yarım; ama insan zaten biraz yarım değil mi? Siyah ve beyazın arasında kalan gri bir alanda yaşayıp duruyoruz hepimiz. Ludo’nun uçurtmaları o gri gökyüzüne salınırken, ben düşündüm: Belki de insan sevdikçe değil, hatırladıkça insan kalıyor. Birini unutmaya çalışmak, aslında onu başka bir biçimde yaşatmakmış. Roman boyunca içimde hep aynı cümle dolaştı: “Birini sevmek, onun gitmesine izin verirken bile kalbinde yer açabilmektir.” Ludo bunu yapıyor. Sevdiği kadının hatırasını bir yük gibi değil, bir ışık gibi taşıyor. Ben de kendi geçmişime, kendi kayıplarıma öyle baktım kitabın sonunda. Bazı insanlar gitmez; sadece şekil değiştirirler, uçurtmaya dönüşürler. Uçurtmalar bittiğinde, içimde bir sessizlik oluştu. Ne bir huzur, ne de bir hüzün ikisinin arasında bir sükûnet. Sanki Gary bana şunu fısıldadı: “Aşk, savaşın tam ortasında bile insanı kurtarabilir. Ama o kurtuluş, çoğu zaman başkasına değil, kendine aittir.” Ben bu kitabı bir hikâye gibi değil, bir terapi seansı gibi yaşadım. Her sayfada bir şeyler söküldü içimden. Birini, bir zamanı, bir duyguyu affettim belki. Ve fark ettim ki, aşk sadece biriyle yaşanmaz; bazen onun yokluğunda bile sürer. Bazen, ipi elinde kalmış bir uçurtma gibi rüzgâr yok, gökyüzü sessiz ama sen hâlâ tutuyorsun. Çünkü biliyorsun: O mavi, orada bir yerde hâlâ var.
Edebiyat
UçurtmalarRomain Gary (Emile Ajar) · Can Yayınları · 2002175 okunma
·
336 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.