"Bize ait olan ne kadar uzakta." der ya İsmet Özel. "Kendisinin bile ücrasında yaşayan benim için gidecek yer ne kadar uzak olabilir?" der başka bir şiirinde. Bence aşk buradaki denklemin çözümünde gizli.
Spinoza, aşkı “varoluşun sevinci” olarak görür; sevmek, yaşam gücünü artırmaktır.Günümüzde ise tüketim toplumunda aşk, hızla yaşanıp hızla unutulan, tıpkı bir “ürün” gibi deneyimlenen bir hale geldi.
Aşk, ne tamamen mutluluktur ne de sadece acı.İkisinin tam ortasında, insanı diri tutan bir gerilimdir.Bir yanın yanarken, diğer yanın büyür.
Ve belki de aşk, birini “seçmekten” çok, o kişiyle birlikte “dönüşmek”tir.